GİZLİHAZİNELER DEFİNECİLER AKADEMİSİ
Arama
 
 

Sonuç :
 


Rechercher çıkıntı araştırma

En son konular
» Koltuk Taşı
Cuma Eyl. 01, 2017 11:19 pm tarafından horosanlı

» Scorpion gpr
Ptsi Ağus. 28, 2017 8:17 am tarafından ramses28

» 2013 -OCAK AYI İŞTİMASI YAPALIM Bİ GARDAŞLARDAN KİMLER VAR.
Çarş. Tem. 06, 2016 10:29 am tarafından korasoglu

» 14-mart-2015
C.tesi Mart 14, 2015 8:32 am tarafından BORAN38

» KARE-DİKDÖRTGEN OYMALAR ve ÇÖZÜM UYĞULAMALARI
Ptsi Eyl. 29, 2014 5:08 am tarafından kılıç3838

» sümbül...
Salı Eyl. 02, 2014 12:36 pm tarafından Battal Ebrail

» taşın üçgen şeklinde delinmesi bir define işareti midir?
Çarş. Ara. 18, 2013 8:05 am tarafından 56476364528

» deneme
C.tesi Kas. 23, 2013 7:54 pm tarafından CANTAR

» buldugumuz bir taş
Ptsi Eyl. 09, 2013 3:54 am tarafından cansu

» Eski rum evleri ve definesi
Ptsi Eyl. 09, 2013 3:46 am tarafından cansu

Kimler hatta?
Toplam 1 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 1 Misafir :: 1 Arama motorları

Yok

Sitede bugüne kadar en çok 213 kişi C.tesi Tem. 29, 2017 8:28 am tarihinde online oldu.
RSS akısı

Yahoo! 
MSN 
AOL 
Netvibes 
Bloglines 



Bağlı değilsiniz. Bağlanın ya da kayıt olun

belkide at ucmayı öğrenir

Aşağa gitmek  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

1 belkide at ucmayı öğrenir Bir C.tesi Tem. 17, 2010 2:35 am

hattap




Kadı, dört eşkıyanın idamına karar verir. İdam günü yaklaşınca eşkıyalardan biri padişaha müracaat eder, "Efendim, bana bir yıl izin verin; çok sevdiğiniz o atınıza uçmayı öğreteyim." der. Padişah, inanmaz, tereddüt eder, her nasılsa eşkıya bir yıllık izni koparır padişahtan. Hapsedildikleri hücreye döndüğünde diğer eşkıya arkadaşları, "atın uçmayacağını, onu uçuramayacağını sen de biliyorsun; bunu niye yaptın, padişaha niye yalan söyledin?" derler. Uyanık eşkıyanın verdiği cevap şudur: "Bir yılda kim bilir neler olur, belki at ölür, belki ben ölürüm, belki padişah ölür, belki de at uçmayı öğrenir."
Yaşamaya ve başarmaya inanmış insan için, hayatta hiçbir engel yoktur. Burada anahtar sözcük, "inanmak"tır. Eşkıya için şu da bir tercih olabilirdi: "Artık ben yaşayacağım kadar yaşadım, hayatın bütün lezzetini, cefasını tanıdım. Kaderimizde asılmak da varmış, nasıl olsa yalnız değilim, buna da razıyım." Bu, madalyonun bir yüzü. Eşkıya madolyonun ikinci yüzünü tercih ediyor. En olumsuz şartlarda bile bir kıvılcım çakabiliyor, bir ışık yakabiliyor. Neden?Çünkü kendine inanıyor, güveniyor, şartlar ne olursa olsun yaşama tam bağlanıyor.
Yaşamımızda, her gün bazı olayları iki boyutuyla yaşıyoruz: Sağlık ve hastalık, zenginlik ve fakirlik, başarı ve başarısızlık, güzellik ve çirkinlik, yaşamak ve ölmek... Bu karşıtlıklardaki tercihimizde bizim dünya görüşümüz, hayatı algılayışımız, özgüvenimiz belirleyici oluyor.
Bir atasözü hatırlıyorum: "Dağ ne kadar yüksek olsa da yol onun üzerinden geçer." Ben inanıyorum ki, başarısızlığın, yoksulluğun hiçbir mazereti olamaz. İsteyen kişi bu engelleri mutlaka aşar. Başarının bir değil, bin bir yolu vardır. Herkesin hayali eşkıyanınki kadar yüksek, özgüveni sağlam olmayabilir; ama hayalimiz ve özgüvenimiz de yoksa bunu destekleyecek inanç ve onurdan da yoksunsak biz niçin yaşıyoruz.

Sayfa başına dön  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz