GİZLİHAZİNELER DEFİNECİLER AKADEMİSİ
Arama
 
 

Sonuç :
 


Rechercher çıkıntı araştırma

En son konular
» Koltuk Taşı
Kur'an Mahluk Değil, Allah Kelamıdır! Icon_minitimeCuma Eyl. 01, 2017 11:19 pm tarafından horosanlı

» Scorpion gpr
Kur'an Mahluk Değil, Allah Kelamıdır! Icon_minitimePtsi Ağus. 28, 2017 8:17 am tarafından ramses28

» 2013 -OCAK AYI İŞTİMASI YAPALIM Bİ GARDAŞLARDAN KİMLER VAR.
Kur'an Mahluk Değil, Allah Kelamıdır! Icon_minitimeÇarş. Tem. 06, 2016 10:29 am tarafından korasoglu

» 14-mart-2015
Kur'an Mahluk Değil, Allah Kelamıdır! Icon_minitimeC.tesi Mart 14, 2015 8:32 am tarafından BORAN38

» KARE-DİKDÖRTGEN OYMALAR ve ÇÖZÜM UYĞULAMALARI
Kur'an Mahluk Değil, Allah Kelamıdır! Icon_minitimePtsi Eyl. 29, 2014 5:08 am tarafından kılıç3838

» sümbül...
Kur'an Mahluk Değil, Allah Kelamıdır! Icon_minitimeSalı Eyl. 02, 2014 12:36 pm tarafından Battal Ebrail

» taşın üçgen şeklinde delinmesi bir define işareti midir?
Kur'an Mahluk Değil, Allah Kelamıdır! Icon_minitimeÇarş. Ara. 18, 2013 8:05 am tarafından 56476364528

» deneme
Kur'an Mahluk Değil, Allah Kelamıdır! Icon_minitimeC.tesi Kas. 23, 2013 7:54 pm tarafından CANTAR

» buldugumuz bir taş
Kur'an Mahluk Değil, Allah Kelamıdır! Icon_minitimePtsi Eyl. 09, 2013 3:54 am tarafından cansu

» Eski rum evleri ve definesi
Kur'an Mahluk Değil, Allah Kelamıdır! Icon_minitimePtsi Eyl. 09, 2013 3:46 am tarafından cansu

Kimler hatta?
Toplam 2 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 2 Misafir

Yok

Sitede bugüne kadar en çok 213 kişi C.tesi Tem. 29, 2017 8:28 am tarihinde online oldu.
RSS akısı

Yahoo! 
MSN 
AOL 
Netvibes 
Bloglines 



Bağlı değilsiniz. Bağlanın ya da kayıt olun

Kur'an Mahluk Değil, Allah Kelamıdır!

Aşağa gitmek  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

1Kur'an Mahluk Değil, Allah Kelamıdır! Empty Kur'an Mahluk Değil, Allah Kelamıdır! Bir C.tesi Tem. 17, 2010 2:23 am

hattap

avatar

Kur'an Mahluk Değil, Allah Kelamıdır! Default3
Kur'an Mahluk Değil, Allah Kelamıdır!






Enlarge this imageSayfayı küçültmek Gercek boyutunu görmek için buraya tıklayınız
Kur'an Mahluk Değil, Allah Kelamıdır! Quran





Kur'an-ı Kerim, mushaflarda yazılıdır, kalblerde mahfuzdur, li­sanlarda okunan kelamdır.
Burada Kur'an'dan maksat, Allah Teala'nın kelam-ı nefsisidir. Mushaflarda yazılan, kalblerde mahfuz bulunan ve lisanlarda oku­nan kelam bu nefsi kelama delalet eder.



Bu kelamın Allah'a nisbet edilmesi, Allah'ın sıfatı olma­sıdır. Nisbetin gerçek manası, yani bu lafzı kelam, Allah'ın yaratıklarından olup yaratıkların telinlerinden değildir, demektir. Bu takdirde kelamı lafzi'yi Allah'tan nefyetmek sahih olmaz. Oysa mu­nazara ve munakaşalar, yalnız Allah'ın kelamına karşı yapılmakta­dır.
Bu icazı taşıyan da kelam-ı lafzidir. İşte bu sebeple abdestsiz ve cunub kimselerle hayız haldeki kadınların kelam-ı lafzı olan Kur'an-ı Kerim'e dokunmaları yasaktır.
Kur'an-ı Kerim, Hz. Peygamber sallellahu aleyhi vesellem üze­rine indirilmiştir.
Kur'an-ı Kerim, Hz. Peygamber'e muhtelif durumlarda muhtelif şekillerde tek ve mürekkeb harfler vasıtasıyla indirilmiştir. Buna işareten Cenabı Hak şöyle buyuruyor:
Rablerinden kendilerine gelen ihtarı, hep eğlenerek dinliyor.” (Enbiya: 2.)
Burada muhdes kelimesinden maksat, Kur'an ayetlerinin indirilmesidir. Allah'ın nefsi kelamı intikalden munezzehtir.
Bizim Kur'an'ı telaffuz edişimiz yaratılmıştır. Kur'an'ı yazma­mız ve onu okumamız da yaratılmıştır.
Allah'ın Kelam-ı Nefsisi olan Kur'an Allah kelamıdır, yaratıl­mış değildir.



Zira emretmek, yasaklamak, bir şeyden haber vermek isteyen kişi önce içinden buna dair bir mana bulur, sonra bu manaya ibare ile yazı yahut işaret ile delalet eder.


Sonra bil ki Eş'ari'nin mezhebi şudur:
Allah’ın nefsi kelamının harikulade olarak işitilmesi caizdir. Nitekim Bakıllani de bu noktaya tenbih etmiştir, fakat bu görüşü Ebu İshak el-İsfirayini reddetmiştir. Şeyh Ebu Mansur el-Maturidi'nin tercih ettiği görüş budur. Cenab-ı Allah'ın:
Eğer (taarruza uğrayan) muşriklerden biri aman dilerse, ona aman ver, ta ki Allah'ın kelamını dinlesin.”(Tevbe 6)
Burada Allah kelamını dinlesin sözünden maksat, Allah'ın nefsi kelamına delalet eden sözler demektir. Musa aleyhisselam, Allah'ın nefsi kelamına delalet eden ses işitmiştir. Fakat bir melek aracılığı olmaksızın ve yazılı bir vasıta bulunmaksızın harikulade bir şekilde meydana geldiği için, Musa aleyhisselam “Kelimullah Allah ile konuşan”adına tahsis edilmiştir. Nitekim Cenab-ı Hakk'ın şu kavli de buna delalet etmektedir.
Nihayet oraya varınca, bereketli yerdeki vadinin sağ kıyısın­dan, ağaç tarafından şöyle nida edildi: Ey Musa! Gerçekten ben alemlerin rabbi olan Allah'ım.” (Kasas: 30)



İmam Azam “El-Vasıyye” adlı kitabında şöyle diyor:
Kur'an-ı Kerim'in Allah'ın kelamı, sıfatı, vahyi ve O'nun indirmesi olduğunu, zatının ne aynı ne de gayrı olduğunu ikrar ederiz. Belki Kur'an-ı Ke­rim gerçekten mushaflarda yazılan, lisanlarda okunan, kalblerde mahfuz bulunan, fakat buralara hulul etmeyen bir sıfatıdır. Harf­ler, harekeler, kağıt, yazı bunların hepsi yaratılmıştır. Çünkü bunlar, kulların işleridir. Allah'ın kelamı ise yaratılmış değildir. Çünkü yazı, harfler, kelimeler ve ayetlerin hepsi kulların ihtiyacına binaen Kur'an okumaya birer alettir. Allah'ın kelamı ise kendi zatı ile kaimdir. An­cak Allah'ın kelamının manası ise bu ayetler vasıtasıyla anlaşılır. “Allah'ın kelamı yaratılmıştır” diyen kimse kafir-i billah'tır. Allah Teala, mabuddur. Yani kendisine ibadet edilendir, Allah'ın kelamı ise okunur, yazılır, Allah'ın zatından ayrılmadan ezberlenir."


Fahr'ul İslam demiştir ki; İmam Ebu Yusuf'un şöyle dediği sahih rivayetle sabittir:
Kur'an'ın yaratılması meselesinde İmam Azam Ebu Hanife ile munazara ettim, sonunda ikimizin görüşü şu noktada birleşti: “Kur'an'ın yaratılmış olduğuna hükmeden kafirdir.
Bu söz, İmam Muhammed'den de sahih bir rivayet olarak sabit olmuştur.
İlim adamları kelamullah konusunda ancak şöyle söylenebileceğini zikretmişlerdir:
Kur'an, Allah'ın kelamıdır, yaratılmış değildir.”


Bizimle Mutezile arasındaki ihtilaf, Allah'ın kelam-i nefsisinin nefyi veya isbatı konusuna dönüyor. Yoksa biz, Kelamullah'ın sözle­rinin ve harflerinin kadim olmasına hükmetmiyoruz. Onlar da Nef­si kelamın yaratılmış olduğuna hükmetmiyorlar. Bizim delilimiz da­ha önce geçtiği üzere; “Peygamberlerden tevatur yolu ile ve icma ile Allah'ın kelam sahibi olduğu sabit olmuştur. Bunun manası; Allah Teala'nın kelam sıfatı ile vasıflanmasından başka bir şey değildir. Yaratılmış olan Kelimullah'a ait sözlerin Allah'ın zatı ile kaim olma­sı mümkün değildir. Öyle ise Allah'ın, kadim olan nefsi kelamı sabit olmuştur.
Mutezile'nin, Kur'an, Yaratılmışların sıfatı ile vasıflanmıştır; di­yerek telifi, tanzimi, inmesi, indirilmesi, arapça olması, işitilmesi, fasih ve muciz olması gibi yaratılmış varlıkların sıfatları ile vasıflan­mış olmasını ileri sürmeleri yukarıda belirtilen Hanbeliler aleyhine delil olur; bizi hiç ilgilendirmez. Çünkü biz Kur'an'ın nazmının hadis (yaratılmış) olduğu ile hükmediyoruz. Esas söz, kadim'in manasındadır. Mutezile için Allah'ın konuşucu olduğunu inkar etmek müm­kün olmayınca, ses ve harfleri mahallinde kitabet şekillerini Levh-i Mahfuz'da yaratıcı manasında konuşur olduğuna meyletmişlerdir. Halbuki sen, hareketi yaratanın değil de hareket kendisi ile kaim olan kişinin muteharrik (hareket eden) olduğunu bilirsin.
Ancak bir ayette iki çeşit kıraat bulunsa, her bir okunuşun di­ğerinden farklı manası varsa, Allah Teala, iki mananın her ikisi ile de konuşandır. O iki kıraat, iki ayet yerine geçer. Eğer iki karaatın manaları,bir ise, o takdirde Cenabı Allah bu iki manadan biri ile ko­nuşmuştur, fakat iki türlü okunmasını caiz görmüştür. Bu görüşü fakih Eb'ul-Leys es-Semerkandi de zikretmiştir

2Kur'an Mahluk Değil, Allah Kelamıdır! Empty Geri: Kur'an Mahluk Değil, Allah Kelamıdır! Bir C.tesi Tem. 17, 2010 2:24 am

hattap

avatar

Kur'an Mahluk Değil, Allah Kelamıdır! Default3
Cehmiye, Mutezile Kur'an'ın mahluk olduğuna inanmakta ve bu konuda ehl-i sünnete muhalefet etmektedir.

Yüce Allah'ın ilmi ve kelamı hadistir. Bu konuda şöyle söylerler:

Allah'ın, herhangi bir şeyi yaratmadan önce bilmesi caiz değildir. Yani ilim ve yaratma onlarca eşittir. Çünkü, şayet Allah önce bilip sonra yaratsaydı, bu durumda Allah'ın ilmi ya olduğu üzere bâki olmuş olurdu, ya da olmazdı. Eğer olduğu üzere bakî olmuş olursa, yani ilk olduğu, ilk hali üzere devam ederse ve herhangi bir ilâve olmamış olursa, Allah cahil olmuş olurdu. Çünkü, ilim sahibinin ilmi daima gelişmeli ve artmalıdır. Eğer olduğu gibi bâki olmamış olup, ilk hali üzere devam etmez ise o zaman da Allah'ın ilmi değişmiş demektir. Değişen şey ise mahluktur, kadîm değildir, hâdistir. Böylece Allah'ın ilmi hadis olmuş olur.
Bu izah Allah'ın ilmi için yapılmıştır. Kelâmı ise aynı şekilde bunlara göre hâdistir. Dolayısıyla Kur'an mahluktur" derler.



Mu'tezililerin (Cehmiyye, Cebriyye) Kur'an'ın yaratılmış olduğuna dair ileri sürdükleri deliller şu üç esa­sa dayanır:

1 — Allah'dan başka her şey mahluktur. Sonradan yaratılmıştır. Şüphesiz Kur'an da, Allah'dan başka bir şey olduğuna göre, o da ancak mahlûk olabilir.

2 — Kur'an, insanlar tarafından okunan (telaffuz edilen) harf ve kelimelerden meydana gelmiştir. Bu harf ve kelimeler olmaksızın Kur'an var olamaz. Bu da, onun ancak yaratılmış olduğunu göste­rir. Çünkü hem okunurken, hem de yazılırken yaratılmış olan harf ve kelimelere dayanmaktadır.

3 — Kur'an'ın mahluk olmadığı farz edilince kadim olması ge­rekir. Çünkü yaratılmamış bir şeyin başlangıcı yoktur. Başlangıcı olmayan bir şey de, ancak kadim olabilir. Kur'an'ın kadim olduğu kabul edilirse kadim olan varlıklar birkaç tane olur. Bu da Hıristiyanların Hz. İsa (a.s.) hakkında ileri sürdükleri görüşe benzer.


İşte bu konuda Mu'tezililerin, Cehmiyye'nin görüşleri bundan ibarettir. Öyleyse bu konuda Ahmed b. Hanbel'in görüşü nedir?

Allah (c.c.) Kur'ân'da: «Eğer muşriklerden birisi senden eman diler­se ona eman ver, ta ki Allah'ın kelamını dinlesinve «Bilesiniz ki yaratma (halk) da, emir de O'na mahsustur.» buyurmuş ve emrin de, yaratmanın da kendisine ait bulunduğunu, emrin yarat­madan başka bir şey olduğunu haber vermiştir.!

İşte yukarıdaki mektupta yer alan bu ifadelere göre Ahmed b. Hanbel, yaratma ile emir arasında bir fark bulunduğunu, Kur'an'ın Allah'ın emrinden, kelam ve ilminden olduğunu, yaratmasından ol­madığını göstermektedir. Buna göre Ahmed b. Hanbel, Kur'an'ı mah­luk saymamaktadır.

Yine söz konusu mektupta şöyle denilmektedir:

«Geçmişlerimizin (selef) birçoğundan rivayet edildiğine göre onlar; Kur'an Allah kelâmıdır; mahlûk değildir, demişlerdir. Ben bu görüşe uyuyorum, kendimden bir şey söylemiyorum. Bu konuda konuşmayı lüzumsuz görüyorum. Ancak Allah'ın Kitabında, Peygamberin Hadisinde, Sahâbî ve Tabiîlerden nakledilen haberlerde ne varsa ben onları an­latıyorum. Bunların dışındaki meseleler üzerinde konuşmak hoş kaçmaz

3Kur'an Mahluk Değil, Allah Kelamıdır! Empty Geri: Kur'an Mahluk Değil, Allah Kelamıdır! Bir C.tesi Tem. 17, 2010 2:24 am

hattap

avatar

Kur'an Mahluk Değil, Allah Kelamıdır! Default3
Kur'an Mahluk Değil, Allah Kelamıdır! Kuran

Sayfa başına dön  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz