GİZLİHAZİNELER DEFİNECİLER AKADEMİSİ
Arama
 
 

Sonuç :
 


Rechercher çıkıntı araştırma

Similar topics
    En son konular
    » Koltuk Taşı
    Cuma Eyl. 01, 2017 11:19 pm tarafından horosanlı

    » Scorpion gpr
    Ptsi Ağus. 28, 2017 8:17 am tarafından ramses28

    » 2013 -OCAK AYI İŞTİMASI YAPALIM Bİ GARDAŞLARDAN KİMLER VAR.
    Çarş. Tem. 06, 2016 10:29 am tarafından korasoglu

    » 14-mart-2015
    C.tesi Mart 14, 2015 8:32 am tarafından BORAN38

    » KARE-DİKDÖRTGEN OYMALAR ve ÇÖZÜM UYĞULAMALARI
    Ptsi Eyl. 29, 2014 5:08 am tarafından kılıç3838

    » sümbül...
    Salı Eyl. 02, 2014 12:36 pm tarafından Battal Ebrail

    » taşın üçgen şeklinde delinmesi bir define işareti midir?
    Çarş. Ara. 18, 2013 8:05 am tarafından 56476364528

    » deneme
    C.tesi Kas. 23, 2013 7:54 pm tarafından CANTAR

    » buldugumuz bir taş
    Ptsi Eyl. 09, 2013 3:54 am tarafından cansu

    » Eski rum evleri ve definesi
    Ptsi Eyl. 09, 2013 3:46 am tarafından cansu

    Kimler hatta?
    Toplam 0 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 0 Misafir :: 2 Arama motorları

    Yok

    Sitede bugüne kadar en çok 213 kişi C.tesi Tem. 29, 2017 8:28 am tarihinde online oldu.
    RSS akısı

    Yahoo! 
    MSN 
    AOL 
    Netvibes 
    Bloglines 



    Bağlı değilsiniz. Bağlanın ya da kayıt olun

    ELMALI HAZİNESİNİN HİKAYESİ

    Aşağa gitmek  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

    1 ELMALI HAZİNESİNİN HİKAYESİ Bir Cuma Tem. 16, 2010 5:31 am

    CANTAR

    avatar


    ELMALI HAZİNESİNİN HİKAYESİ



    Antalya'nın
    Elmalı ilçesinde bulunmuş yüzyılın definesi olarak adlandırılan hazine.
    M.Ö. V.
    yüzyılda Persler'in Yunanistan'ı istila etmelerinden sonra Atina Şehir
    Devleti'nin önderliğinde Akdeniz Çevresi şehirlerinden oluşan bir birlik
    (Ati-Delos Deniz Birliği) kurulmuştu. Bu birliğin bir merkezi ve
    bütçesi vardı. Her ülke kendi bastığı gümüş sikkeden kendi gücü oranında
    bu birliğe katkıda bulunuyordu.
    1984
    yılında Elmalı'nın Bayındır Köyü'nde yapılan kaçak kazılar ile bulunan
    yüzyılın definesi Elmalı Sikkeleri, o bölgede bulunan bütün şehir
    devletlerinin paralarını içeriyordu. Söz konusu sikkelere yüzyılın
    definesi denilmesinin en önemli nedeni de Yunanlılar'ın Persler'i
    yendikleri için bir anı parası çıkarma kararı almalı ve normal olarak o
    zamanın para birimi için en fazla 4 drahmi değeri biçilirken; anma
    nedeniyle 10 drahmililk paranın çıkarılmış olmasıydı. (10 drahmi'lik
    para=Dekadrahmi)
    İnce işçiliği ve dünyadaki
    azlığıyla değeri artan dekadrahmiler, Elmalı Definesi'nin bulunmasıyla
    hem dünyada bilinen Dekadrahmi sayısı iki katına çıkmış hem de insanlık
    tarihinin bilinmeyen önemli bir bölümü aydınlatılmıştır. Çünkü 1984
    yılına kadar tüm dünyada yalnızca 13 adet Dekadrahmi'nin varlığı
    bilinirken, Elmalı Definesi'nde bunlardan 14 adet bulunmuştur.
    Oldukça
    önem taşıyan böylesi değerli bir kültür mirası kaçak kazılar sonucunda
    Amerika Birleşik Devletleri'ne kaçırılır. Ardından geçen uzun süreler
    sonucunda ve yoğun diplomotik girişimler ile hazine tekrar ait olduğu
    Anadolu topraklarına geri dönmüştür. Bugünlerde de Elmalı Hazineleri
    Müzesi'nde sergilenmeyi beklemektedir.
    Bölgede
    daha sonra yapılan kazılarda, daha birçok tümülüste tarihi eserler
    bulunmuştur.

    Bergama Sunağı,

    Dönemin en
    büyük para birimi 4 drahmi iken dekadrahmi 10 drahmiden oluşuyordu.
    Elmalı Definesi’nin bulunduğu 1984 yılına kadar dünya üzerinde bilinen
    dekadrahmi sayısı yalnızca 13’tü. Elmalı Definesi’nde ise bunlardan tam
    14 tane bulunuyordu.

    Aslında Anadolu’da yapılan arkeolojik
    kazılarda bulunan sikkeleri adeta birer tarih kitabı olarak okumak
    mümkün. Çeşitli dönemlerin en önemli tarihi olayları ve kişileri
    sikkelerin üzerindeki kabartmalarda boy gösteriyor.

    Uzun, kanlı
    savaşlar, ardından gelen barış antlaşmaları, adı sanı hiç duyulmamış
    şehir devletleri, bugün artık yitip gitmiş, devrinin en gösterişli
    heykelleri, yapıları hatta bugün artık yaşamayan bazı canlı türleri,
    bitkiler, hayvanlar.

    Sikkelerin çeşitliliği, üzerlerindeki
    tasvirler bu topraklarda egemenlik kuran devletlerin ekonomik ve siyasal
    gelişimine ışık tutuyor. Sikke yapımında kullanılan madenler ve
    teknikler ise dönemin üretim teknolojisindeki değişimleri anlatıyor.

    İlk
    metal paraları, yani sikkeleri M.Ö 7. yüzyılda Lidyalılar icat etti.
    İlk sikkeler, altın ve gümüş karışımından meydana gelen doğal
    elektrondan yapıldı. İmparator Krezüs ise doğal elektronu ilk kez altın
    ve gümüşe ayırarak sikke bastıran devlet adamı oldu.



    ELMALI
    HAZINELERI, 1984 yilinda Bayindir Koyu'nde bulunan ve daha sonra
    Amerika'ya kacirilan Hazine, 1900 adet gumus sikke, toplam 26,3 kg'dir.
    Her biri farkli bie sekil ve boyutta kabartma olarak yapilan Hazinelerin
    geri getirilebilmesi icin Uluslararasi duzeyde mahkeme devam
    etmektedir.


    Antalya'nın eski yerleşim
    yerlerinden biri olan Elmalı, uzun ve zengin tarihi boyunca birçok
    medeniyete tanıklık etmiş, yörenin tarihi, M.Ö. 5. ve 4. yüzyıllarda
    yaşamış olan Likyalılar ile başlamıştır. Beldenin M.Ö. 2000-3000
    yıllarına varan yaşantısı, hala tarihin karanlık örtüsü altındadır.
    Ancak bu devirlere ait mezarlarda yapılan kazılar ve incelemeler,
    Likyalıların bir Asya Kavimi olduğunı kabule imkan vermiştir. Likya
    olarak anılan bölge, Roma ve Bizans İmparatorluğu'nun, Selçuklu
    Devletini' nin, Teke Beyliği'nin, Osmanlı İmparatorluğu'nun yönetiminde
    kalmıştır. Özellikle Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde bölgenin en
    gelişmiş yöresi olarak kültür, sanat ve ticaret alanlarında çevresine
    örnek olmuş, Likya'nın kuzeyini temsil eden önemli şehirlerden biri
    olarak kabul edilmiştir. Bölgede yapılan arkeolojik kazılar sonucu
    yaşanan tarihe ve tanrıçalara ev sahipliği yapan birçok tarihi eser gün
    ışığına çıkartılmıştır. Bunlardan bazıları olan Kızılbeli Mezarları,
    Likya Yolu, Fildişi Çocuklu Kadın Heykeli, Gümüş Kral Heykeli, Semahöyük
    Küp Mezarları, Yapraklı Köyü Yazılı Kaya, Armutlu Köyü Kaya Mezarı,
    Söğle Yaylası Arı Serenleri tarihsel ve kültürel zenginliğin
    göstergeleridir.
    Bunlara ek olarak Elmalı'nın gelişimi, yörenin
    Yıldırım Beyazıt zamanında Osmanlı idaresine geçmesi, Osmanlı
    Devleti'nin ilk zamanlarında Anadolu Eyaletine bağlı olan Teke
    Livası'nın merkezi ve Teke Paşaları'nın ikametgahı olmasının ardından
    idare merkezinin Antalya'ya nakledilmesi üzerine yörenin kaza haline
    gelmesiyle özetlenebilir. İlçe sıra ile "Kabalı, Amelas, Elmalı"
    isimlerini almış, ancak bu isimlerin nereden kaynaklandığına dair kesin
    bir delil bulunamamıştır. Elmalı Sikkeleri

    M.Ö. V.
    yy.'da Persler'in Yunanistan'ı istila etmelerinden sonra Atina Şehir
    Devleti'nin önderliğinde Akdeniz Çevresi şehirlerinden oluşan bir birlik
    (Ati-Delos Deniz Birliği) kurulmuştu. Bu birliğin bir merkezi ve
    bütçesi vardı. Her ülke kendi bastığı gümüş sikkeden kendi gücü oranında
    bu birliğe katkıda bulunuyordu.
    İşte 1984 yılında Antalya'nın
    Elmalı ilçesinde kaçak kazılar sonucu bulunan yüzyılın definesi Elmalı
    Sikkeleri, o bölgede bulunan bütün şehir devletlerinin paralarını
    içeriyordu. Söz konusu sikkelere yüzyılın definesi denilmesinin en
    önemli nedeni de Yunanlılar'ın Persler'i yendikleri için bir anı parası
    çıkarma kararı almalı ve normal olarak o zamanın para birimi için en
    fazla 4 drahmi değeri biçilirken; anma neeniyle 10 drahmililk paranın
    çıkarılmış olmasıydı. (10 drahmi'lik para=Dekadrahmi)
    İnce işçiliği
    ve dünyadaki azlığıyla değeri artan dekadrahmiler, Elmalı Definesi'nin
    bulunmasıyla hem dünyada bilinen Dekadrahmi sayısı iki katına çıkmış hem
    de insanlık tarihinin bilinmeyen önemli bir bölümü aydınlatılmıştır.
    Çünkü 1984 yılına kadar tüm dünyada yalnızca 13 adet Dekadrahmi'nin
    varlığı bilinirken, Elmalı Definesi'nde bunlardan 14 adet bulunmuştur.
    Oldukça
    önem taşıyan böylesi değerli bir kültür mirası ne yazık ki önce kaçak
    kazılar sonucu yurt dışına kaçırılmıştır. Ardından geçen uzun süreler
    sonucunda tekrar ait olduğu Anadolu topraklarına geri dönebilmesi
    sağlanmıştır. Bugünlerde de Elmalı Hazineleri Müzesi'nde sergilenmeyi
    beklemektedir.

    Elmalı Hazinesi, Quadriga Atları,
    Troio'nın altınları... Tüm bu hazineler, ait oldukları topraklardan yani
    Anadolu'dan çalınarak dünyanın başka noktalarına götürüldü.

    Emlak
    imparatoru Jonathan Rosen, antik bir sikkeyi ilk defa avucuna koyduğunda
    heyecandan titriyordu. Türkiye'den, Irak'tan, Afganistan'dan gelen
    kaçak eserlerle oluşmuş muhteşem koleksiyonuna yeni ve olağanüstü bir
    parça daha eklenmişti. Bu paranın daha önce birçok defalar resmini
    görmüştü, ama ilk defa elinde tutuyordu. Zaten yakın zamana kadar
    böylesi bir paraya bırakın sahip olmayı, elinde tutmayı dahi hayal
    edemezdi. Dekadrahmi nerede ise avucu kadardı ve dün basılmışcasına
    pırıl pırıldı. Athena'nın ön yüzdeki gülümseyen ifadesi Jonathan'ın da
    yüzüne yayıldı. Evet, bir tek sikke için Sylvia Hurter'a 225.000 dolar
    ödemişti, ama değerdi. Bu, MÖ 5. yüzyılda tedavülde kullanılan normal
    bir para değildi ki. O çağda en değerli sikke dört drahmi iken
    Yunanlılar, Persleri bozguna uğratmalarının anısına on drahmilik özel
    bir sikke yapmışlardı. Hem 2500 yıllık olacak, hem tedavülde dolaşmayan
    bir anı parası olacak, hem de pırıl pırıl bir durumda olacak. Bu bir
    mucizeydi. Aslında mucizenin adı da “Elmalı” idi. Bugüne kadar dünyada
    bilinen sadece 13 dekadrahmi varken Elmalı denen yerde 14 tane birden
    bulunmuştu.

    Elmalı ilçesinden İbrahim Başbuğ eski
    definecilerdendir. O güne dek herhangi bir define bulamadığı ve parası
    da kıt olduğu için, Antalya'da yaşayan ve elektronik tamirciliği yapan
    Bayram Sungur'un kendi özel imalatı olan metal dedektörlerden bir tane
    satın almıştı. Satın aldığı bu yerli malı dedektör de ilk kullanımda
    hemen bozulmuştu. 18 Nisan 1984 günü, iki kafadar, hem bozulup tamir
    edilmiş olan dedektörü deneyip, hem de bu deneme bahanesi ile Bayındır
    Köyü civarında define ararlarken, köyün eski muhtarı Ahmet Ali
    Şentürk'le tanışırlar. Şentürk'ün define aramaları için onlara
    gösterdiği yer, komşusunun tarlasıdır. Daha dedektör yeni çalışmaya
    başlamışken bir vınlama sesi duyulur. Heyecanla o noktayı kazmaya
    başladıklarında ise gördükleri manzara inanılmazdır. Karşılarında, kırık
    bir küpün içinden toprağa yayılmış yüzlerce gümüş sikke durmaktadır.
    Tek tek defalarca sayarlar, define tam 1900 adettir. Bayram Sungur'un
    atölyesinde yaptığı yerli malı metal dedektör, daha ilk doğru dürüst
    çalışmasında, tarih boyunca rastlanan en kıymetli definelerden birisini
    ortaya çıkartmıştır.

    Elmalı Definesi'nin en büyük özelliği, 14
    dekadrahmiyi birden içermesi değildi. Define, sanki o çağda birisi
    tarafından özenle yapılmış bir para koleksiyonu gibiydi. Orta ve Kuzey
    Yunanistan'dan Trakya'ya, İyonya'dan Likya'ya ve Ege Adaları'na kadar
    hemen yer yerden sikke vardı ve tümü MÖ 5. yüzyıla aitti. Definenin
    diğer bir önemli özelliği ise, sikkelerin büyük bir kısmının ticari
    amaçla basılmamış olmasıydı.
    Elmalı, Antalya ve Bayındır'lı üç ortak
    defineci, buldukları defineyi satmak üzere İstanbul'a gelir ve Erdoğan
    Atak ile Fuat Aydıner'e birkaç sikke gösterip ikisini de Antalya'ya
    çağırırlar. Fuat, bu işten çekilmesi için Erdoğan'a 60.000 dolar öder ve
    sikkelerin tümünü 620.000 dolara satın alır. Fuat Aydıner, Almanya'da
    yaşayan dostu ve eski eser kaçakçılığının en önemli isimlerinden Edip
    Telli ve kardeşi Nevzat Telli ile ortak olur ve defineyi İsviçre'ye sevk
    eder. Fuat'ın, Telli'lerden bu ortaklığa karşılık 1.300.000 dolar
    aldığı biliniyor.

    Bu sırada, Elmalı eski belediye başkanı Hasan
    Sarıbaş'ın da bazı sikkeler aldığı ve İstanbullu kaçakçı Abdülgani
    Hüzmeli ile ortak olarak bunları İsviçre'de pazarladıkları ortaya çıkar.
    Anlaşılan, ya üç defineci kafadar aynı yerde, daha önce telaştan
    bulamadıkları başka sikkeler de bulmuşlar, ya da Fuat Aydıner'e
    sikkelerin tümünü satmamışlardır.

    Öykünün devamı o denli
    karışıktır ki, gazeteci Özgen Acar, yazı dizisinde, olaya karışanların
    tümünü açıklayabilmek için grafik hazırlamıştı. Dört Türk kaçakçının
    ortaklığı ile, sadece bu defineyi almak için New York'ta kurulan OKS
    Partners arasındaki anlaşma, 26 Temmuz 1984 günü imzalanır. OKS
    Partners'ın ortakları William Koch, James Spier ve Jonathan Kagan'dır.
    Fakat para babası ve definenin gerçek sahibi Koch'tur. Spier'ı ve
    Kagan'ı, ileride doğabilecek yasal sorunlar karşısında sorumluluğu
    paylaşmak için ortak almıştır. Aynı tarihlerde, Antalya civarında da
    Elmalı Definesi'nin kokusu çıkmıştır. İbrahim Başbuğ, her yerde su gibi
    para harcamakta ve Elmalı'da herkes defineden bahsetmektedir. Özgen
    Acar, 17 Temmuz 1988'de Cumhuriyet Gazetesi'nde yayınlanmaya başlayan
    yazı dizisinde, bu dönemi traji komik bir biçimde uzun uzun anlatmıştır.
    Sanıklar birkaç defa tutuklanır, her defasında verdikleri rüşvetlerle
    serbest kalırlar. Sonunda Türk polisi, Fuat Aydıner, Fuat Üzülmez ve
    Telli kardeşlerin de olaya karıştıklarını öğrenir. Bundan sonraki
    gelişmeler daha da komiktir. Alman Interpolü ile Türk İnterpolü arasında
    aylar süren yazışmalar yapılır. Alman Interpolü'nün Türkiye'den
    istediği Edip Telli'nin fotoğraf ve eşkali iki aylık bir araştırma
    sonucu bulunur ve 17 Ocak 1986 günü Almanya'ya gönderilir. Almanya'ya
    gönderilen yazı ise Fransızcadır! 28 Şubat günü Alman Interpolü, Münih
    Savcılığı'nın, Edip Telli'nin Türkiye'ye iade istemini reddettiğini
    bildirir. Gelelim daha da komik bir sahneye:

    Tarih: 20 Mayıs
    1986
    Yer: Türk Tarih Kurumu Toplantı Salonu, Ankara
    Toplantı
    Konusu: Eski Eser Kaçakçılığı ve Önleme Yöntemleri
    Konuşmacı: Dr.
    Nurşin Asgari
    Konuşmanın sonunda, soru ve cevaplara geçildiği sırada
    söz alan Prof. Dr. Cevat Bayburtluoğlu, dinleyiciler arasında bulunan
    dönemin Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürü Nurettin Yardımcı'ya bir
    soru yöneltir;
    “1984 yılında, Elmalı'nın Bayındır Köyü'nde, çoğunluğu
    Likya sikkelerinden oluşan bir define bulunmuştur. O zaman, köylülerden
    bunu 200 milyon liraya alan İstanbul'lu kaçakçılar, bu defineyi yurt
    dışında 800 milyon liraya satmışlar. Acaba Sayın Genel Müdür'ün bu
    olaydan haberi var mı?”3
    Genel Müdür'ün bu olaydan haberi yoktur .
    Halbuki, nerede ise iki yıldır süren davaları ve sürmekte olan
    uluslararası kovalamacayı bir yana bırakalım, bir ay kadar önce, Oxford
    Üniversitesi'nde, bu define ile ilgili bir özel bir sempozyum bile
    düzenlenmiştir.

    Türk Hükümeti, 1987 yılından başlayarak, Avrupa
    ve ABD deki büyükelçilikler aracılığı ile Elmalı Definesi'nin peşine
    düşer. Arkası yavaşça çorap söküğü gibi gelir. Önce Sylvia Hurter
    tarafından Hasan Sarıbaş / Abdülgani Hüzmeli ortaklığından satın alınan
    sikkeler iade edilir. Ardından, OKS Partners'ın Tkalec'e sattığı
    sikkeler, en son olarak da OKS Partners'ın sikkelerinin büyük bir kısmı
    geri alınır. İlginç olan nokta ise, OKS Partners'ın 1810 sikke satın
    aldığı belgelerle sabit iken ve bunların en fazla 11'ini elinden
    çıkartmışken, Türkiye Cumhuriyeti'ne sadece 1661 sikke iade etmesidir.

    Geri
    alma operasyonu:

    - 10 Mart 1988'de Numismatic Fine Arts / Los
    Angeles'tan 10 sikke anlaşma ile iade
    - 26 Mayıs 1988'de Bank Leu /
    Zurih'ten 3 sikke anlaşma ile iade
    - Mayıs 1991'de Tkalec Müzayede /
    Zürih'ten 3 sikke anlaşma ile iade
    - 1993'te 1 sikke şahsi iade
    -
    1996'da 1 sikke şahsi iade
    - 4 Ocak 1999'da OKS Partners'dan 1661
    sikke dava yolu ile iade

    Geri alınan toplam sikke sayısı: 1679
    Kayıp
    sikke sayısı: 220'den fazla



    Sonuç?

    Sonuçta
    1900'den fazla antik sikke yurt dışına gitti ve yıllar süren uğraşlar
    sonunda 1679'u geri geldi.

    Sanıklar?

    Olayın sanıkları
    İbrahim Başbuğ, Bayram Sungur, Ahmet Ali Şentürk , Hasan Sarıbaş,
    Abdülgani Hüzmeli, Fuat Aydıner, Fuat Üzülmez, Edip Telli ve Nevzat
    Telli'ye ne olduğunu merak ettiniz, değil mi? Başbuğ, Sungur ve Şentürk,
    define için Fuat Aydıner'den aldıkları paranın bir kısmını rüşvetlere
    kaptırdılar, geri kalan paraları da mahkeme kararı ile müsadere edildi.
    2-3 ay gibi kısa hapis cezalarından sonra tahliye edildiler. Benzer
    durum Hasan Sarıbaş ile Abdülgani Hüzmeli'nin de başına geldi. Fuat
    Aydıner, Fuat Üzülmez, Edip Telli ve Nevzat Telli ise yurt dışında
    yaşıyor ve Türkiye'ye giremiyorlar, ama eski eser kaçakçılığına da devam
    ediyorlar.

    Ya dedektör?

    Artık her yerde satılıyor.
    İthallerin fiyatları ucuzladığı için herkes Garrett & White's satın
    alıyor, kimse yerli malı kullanmıyor.



    Ephesos
    Drahmi, ön yüz arı


    Ephesos
    Drahmi,
    arka yüz incus


    İşte
    dünyanın en büyük müzelerini dolduran eserlerin 'çok küçük bir kısmının'
    listesi:


    1. Mausoleum, Bodrum, Londra-İngiltere
    2.
    Tanrıça Demeter Heykeli, Muğla, Londra-İngiltere
    3. Troia Hazinesi,
    Çanakkale, Rusya'nın 2 şehrinde
    4. Bergama Zeus Sunağı, İzmir,
    Berlin-Almanya
    5. Priene Athena Tapınağı, Aydın, Berlin-Almanya
    6.
    Marsyas Heykeli, Manisa, ABD, (Geri geldi, tekrar çalındı)
    7.
    Boğazköy sfenksi, Çorum, Berlin-Almanya
    8. 8 bin adet Boğazköy
    tableti, Çorum, Almanya (Geri geldi)
    9. Noel Baba'nın kemikleri,
    Antalya / Demre, Bari-İtalya
    10. Herakles heykeli, Antalya / Perge
    (Perge), Boston-ABD
    11. Kumluca Hazinesi, Antalya, ABD
    12. Lidya
    Yazıtı, Manisa / Saraycık (Saittai), Roma-İtalya
    13. Lidya Hazinesi,
    Uşak / İkiztepe, New York-ABD
    14. Quadriga Atları, İstanbul /
    Hipodrom, Venedik-İtalya
    15. Elmalı Hazinesi, Antalya, ABD (Büyük
    kısmı geri geldi)
    16. Zeugma mozaikleri, Gaziantep, İtalya ve
    İngiltere'de
    17. Milo Venüsü, Milo Adası, Paris - Fransa

    Rodos
    Stater, ön yüz incir yaprağı, arka yüz incus
    Attika
    Dekadrahmi, ön yüz miğferli Athena, arka yüz baykuş
    Likya Stater, ön
    yüz iki yunus, arka yüz triskeles

    http://gizlihazineler.yetkin-forum.com

    Sayfa başına dön  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

    Similar topics

    -

    » DüĞüN HaZıRLıKLaRı

    Bu forumun müsaadesi var:
    Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz