GİZLİHAZİNELER DEFİNECİLER AKADEMİSİ
Arama
 
 

Sonuç :
 


Rechercher çıkıntı araştırma

En son konular
» Koltuk Taşı
Cuma Eyl. 01, 2017 11:19 pm tarafından horosanlı

» Scorpion gpr
Ptsi Ağus. 28, 2017 8:17 am tarafından ramses28

» 2013 -OCAK AYI İŞTİMASI YAPALIM Bİ GARDAŞLARDAN KİMLER VAR.
Çarş. Tem. 06, 2016 10:29 am tarafından korasoglu

» 14-mart-2015
C.tesi Mart 14, 2015 8:32 am tarafından BORAN38

» KARE-DİKDÖRTGEN OYMALAR ve ÇÖZÜM UYĞULAMALARI
Ptsi Eyl. 29, 2014 5:08 am tarafından kılıç3838

» sümbül...
Salı Eyl. 02, 2014 12:36 pm tarafından Battal Ebrail

» taşın üçgen şeklinde delinmesi bir define işareti midir?
Çarş. Ara. 18, 2013 8:05 am tarafından 56476364528

» deneme
C.tesi Kas. 23, 2013 7:54 pm tarafından CANTAR

» buldugumuz bir taş
Ptsi Eyl. 09, 2013 3:54 am tarafından cansu

» Eski rum evleri ve definesi
Ptsi Eyl. 09, 2013 3:46 am tarafından cansu

Kimler hatta?
Toplam 1 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 1 Misafir

Yok

Sitede bugüne kadar en çok 213 kişi C.tesi Tem. 29, 2017 8:28 am tarihinde online oldu.
RSS akısı

Yahoo! 
MSN 
AOL 
Netvibes 
Bloglines 



Bağlı değilsiniz. Bağlanın ya da kayıt olun

Evliyanın merhameti

Aşağa gitmek  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

1 Evliyanın merhameti Bir Salı Tem. 13, 2010 5:46 am

magaracı

avatar


Zünnun-i Mısri “rahime-hullahü teâlâ”, evliyanın büyüklerindendir. Bu zatın yakından tanıdığı bir genç vardı ki, bilmiyordu bu zatın kıymetini.
Büyüklüğünü inkâr ediyor, orada burada bu zatı kötülüyordu.
Hazret-i Zünnun, ona merhametinden bir şey demiyor, bilakis acıyıp hidayete gelmesini istiyordu.
Bir gün, çağırdı bu genci.
Eline kıymetli bir yüzük verip;
- Bunu, şu çarşı esnafına tek tek göster. Kim ne kadar para veriyor, öğreniver, buyurdu.
Delikanlı peki deyip, bütün çarşıyı dükkan dükkan dolaştı.
Ama dönüp bakan olmayınca, geri gelip;
- Hiç ilgilenen olmadı, diye rapor verdi.
Büyük veli, bu defa;
- Peki evladım, şimdi de sarraflar çarşısına götür göster, buyurdu. Bak bakalım kuyumcular ne veriyorlar?
Yine peki deyip, yüzüğü tek tek gösterdi sarraflara.
Ancak aldığı cevaplarla şaşkına döndü.
Zira çok büyük paralar veriyorlardı bu yüzüğe.
Geri dönüp;
- Bütün mücevhercilere gösterdim. Hepsi de bin altının üzerinde değer biçtiler, dedi.
Gence sevgiyle bakıp;
- Şimdi anladın mı? buyurdu. Demek ki her şeyin kıymetini ehli anlarmış. İşte tasavvuf bilgisi de çok kıymetlidir, ama ehli anlar. Gülün kıymetini bülbülün bildiği gibi.
Sonra gence mânâlı mânâlı bakarak;
- Bir kimse bu ilmin kıymetini bilmiyorsa, hiç olmazsa dilini tutmalıdır, öyle değil mi? buyurdu
Delikanlı anlamıştı hatasını.
- Efendim, yanlış hareketlerimden dolayı özür diliyorum. Lütfen affedin. Cahilliğime bağışlayın, dedi.
Ve talebesi olmakla şereflendi.

Sayfa başına dön  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz