GİZLİHAZİNELER DEFİNECİLER AKADEMİSİ
Arama
 
 

Sonuç :
 


Rechercher çıkıntı araştırma

En son konular
» Koltuk Taşı
Cuma Eyl. 01, 2017 11:19 pm tarafından horosanlı

» Scorpion gpr
Ptsi Ağus. 28, 2017 8:17 am tarafından ramses28

» 2013 -OCAK AYI İŞTİMASI YAPALIM Bİ GARDAŞLARDAN KİMLER VAR.
Çarş. Tem. 06, 2016 10:29 am tarafından korasoglu

» 14-mart-2015
C.tesi Mart 14, 2015 8:32 am tarafından BORAN38

» KARE-DİKDÖRTGEN OYMALAR ve ÇÖZÜM UYĞULAMALARI
Ptsi Eyl. 29, 2014 5:08 am tarafından kılıç3838

» sümbül...
Salı Eyl. 02, 2014 12:36 pm tarafından Battal Ebrail

» taşın üçgen şeklinde delinmesi bir define işareti midir?
Çarş. Ara. 18, 2013 8:05 am tarafından 56476364528

» deneme
C.tesi Kas. 23, 2013 7:54 pm tarafından CANTAR

» buldugumuz bir taş
Ptsi Eyl. 09, 2013 3:54 am tarafından cansu

» Eski rum evleri ve definesi
Ptsi Eyl. 09, 2013 3:46 am tarafından cansu

Kimler hatta?
Toplam 1 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 1 Misafir :: 1 Arama motorları

Yok

Sitede bugüne kadar en çok 213 kişi C.tesi Tem. 29, 2017 8:28 am tarihinde online oldu.
RSS akısı

Yahoo! 
MSN 
AOL 
Netvibes 
Bloglines 



Bağlı değilsiniz. Bağlanın ya da kayıt olun

Türkler'deki "Yada Taşı"nın Sihirli Gücü

Aşağa gitmek  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

1 Türkler'deki "Yada Taşı"nın Sihirli Gücü Bir Çarş. Mart 02, 2011 2:09 am

CANTAR

avatar


Türkler'deki "Yada Taşı"nın Sihirli Gücü




"Türkler 'in atalarma göklerden gelen
sihirli bir taş armağan edilmiştir. Bu taş her devirde Türk Samanları
'nın ve büyük Türk komutanlarının ellerinde bulunmuştur." Ve yine bu
inanca göre günümüzde hâlâ bu taşın önde gelen Şamanlar'ın ellerinde
bulundukları iddia edilmektedir.

Bu anlatılanların sadece bir inançtan ya da söylentiden ibaret
olmadığını binlerce yıl öncesine ait eski Çin Tarihi Kayıdan da teyid
etmektedir. Eski Türkler'in de elinde bu tür bir taşın (Yada Taşı)
bulundu­ğuna dair çok sayıda tarihi kayıt vardır. Çin Kaynakları
tara­fından tutulan bu kayıtlarda, Türkler'in bu taş vasıtasıyla
istedikleri zaman yağmur veya kar yagdırabildikleri uzun uzun
anlatılmaktadır.

Atalarımızın istedikleri zaman yağmur, kar, dolu yağmur
yağdırabildikleri, rüzgar estirip hatta fırtına çıkaıtabildiklerine dair
ilk tarihi belgede şunlar kayıtlıdır:

Türkler'in büyük ataları Hunlar'ın Kuzey'inde bu­lunan So sülalosinden
idi. Oymağın Başbuğu Ananbu idi. Bunlar yetmiş kardeş idi. Birincisi
dişi kurt­tan türemiş olup adı Içjini-nişibu idi. Içjini-nişibu
tabiatüstü özelliklere sahipti . Yağmur yağdırıp fırtına çıkartabilirdi .

Yine aynı Çin Kaynaklan'nda 449 yılında meydana gelen bir savaş anlatılırken konuyla ilgili satırlara rastlıyoruz:

Evvelce Kuzey Hunlar'uı idaresinde bulunan Yüce han ahalisinde öyle
kâhinler vardır ki , Cücenler'in saldırışlarına karşı durduklarında çok
şiddetli yağ­mur yağdırdılar, fırtına çıkarttılar. Cücenler'in on­da üçü
sellerde boğuldu, soğuktan kırıldı .

İslâm Kaynakları'nda Türkler'in bir zamanlar ellerinde bulundurdukları
taş; yağmur taşı anlamına gelen "Haccr-ül Matar" ya da "Seng-ı Cede"
olarak isimlendirilmiştir. İslam Kaynakları'nda anlatılanlara
baktığımızda, Türkler'in bu si­hirli taşıyla Müslümanlar'in da yakından
ilgilendiklerini gö­rüyoruz.

İslâm tarihçilerinden İbn-ül Fakih'in kayıtlarında. Halife Ma'mun'un bu
gizemli taş hakkında araştırma yapması için Nuh b. Esed'i
vazifelendirdiği anlatılmaktadır. Nuh b. Esed Türkler arasında yaptığı
incelemeler sonununda Halifeye, söz konusu haberlerin doğru olduğunu
fakat olayın nasıl meydana geldiğini anlayamadığını bildirmiştir.

İbn-ül Fakih tarihi kayıdarında, Horasan Emiri İsmail b. Ahmet'in Ebul Abbas'a anlattıklarına da yer vermiştir:

Yirmi bin kişi ile Türklere karşı savaşa çıktım. Karşımızda baştan
ayağa kadar silahlı altmış bin Türk vardı . Bunlardan bir kısmı bizim
tarafa geçti. Bunlar bize Türklein iri dolu yağdıracaklarnı söylediler.
Biz de onlara: "Sizin kalbinizden küfür hâlâ çıkıp gitmemiştir, böyle
işleri hiç bir insan ya­pamaz" dedik. Onlar: "Biz haber veriyoruz, sizi
ikaz ediyoruz, onların tayin ettikleri vakit yarın sa­bahtır ama siz
daha iyi bilirsiniz" dediler. Sabah ol­du. Korkunç bulutlar bizim
üzerimizi kapladı . Her­kes korktu. Müthiş dolu yağdı.

İbn-ül Fakih, bu olayla ilgili olarak İsmail b. Ahmet'in iki rekât
namaz kılarak, bu dolu fırtınasını daha sonra Türk­ler'in üzerine
yönlendirdiğini yazmaktadır. O devirde Arap İslâm Orduları aynı zamanda
Allah'ın askerleri olarak nitelen­dirildiği için, onlar adına böylesine
gurur kırıcı bir olayla karşılaşmak kabul edilebilir bir şey değildi. Bu
nedenle söz ko­nusu dolu fırtınasını kıldığı namaz sayesinde Türkler'in
üzeri­ne yönlendirildiğini yazarak konuyu noktalamasına şaşma­mak
gerekir.

Biz tekrar sihirli taşımıza geri dönelim...

Eski Türk Mitolojisi'ni oluşturan çeşitli efsanelerde de bu taştan
bahsedilir. Hatta bu taşın nasıl kullanıldığı da kısmen açıklanır...

Bir örnek olması bakımından Er Gökçe Destanından ko­numuzla ilgili bir bölüm aktaralım:

...Yanımdaki adamlar susadı. Er Kosay'a susuzluk­tan şikayet ettiler.
Er Kosay, uzun kulaklı sarı atı­nın altından "Cay Taşını çekip çıkartı .
Salladı, salladı yere koydu. Havadan yağmur yağdı. Yağ­mur suyunu
içtiler.

Abdülkadir İnan "Eski Türk Dini Tarihi" adlı kitabında "El-Lügat'ün
Neviyye" isimli eski bir lügatta "Yada Taşı" hakkında şöyle bir
açıklamanın yapılmış olduğunu yazar:
Yağmur boncuğu derler bir nesnedir ki , ona kurban kanı sürülmekle yağmur yağar.

Bu gizemli taşla ilgili elimizdeki tüm bilgileri yan yana
getirdiğimizde, onun kullanım metotları olarak; taşın su içine
konulduğu, suyun üzerine asıldığı, birbirine sürtüldüğü veya taşın sağa
sola hareket ettirilerek sallandığını görüyoruz.


_________________
Bende 1 Para Vardı.
Sendede 1 Para.
Paraları Değiştirdik.
Paramız Artmadı Senin 1 Paran,Benimde hala 1 Param Var.
Bende 1 Bilgi Vardı.
Sendede 1 Bilgi Bilgileri Değiştirdik.
Bak Şimdi Seninde 2 bilgin.
Benimde 2 bilgim oldu...

---***İŞTE BİZ BUNA PAYLAŞIM DİYORUZ***---

(HAYATA DAİR CEVAPLARI TAM ÖĞRENMİŞTİK Kİ SORULARI YENİ SORULARLA DEĞİŞTİRDİLER)...
http://gizlihazineler.yetkin-forum.com

2 Geri: Türkler'deki "Yada Taşı"nın Sihirli Gücü Bir Çarş. Mart 02, 2011 3:07 am

CANTAR

avatar


Bu
konuda günümüze kadar gelen Farsça bir şiir "Yada Taşının
kullanılmasıyla ilgili önemli çağrışımları beraberinde getirmektedir.
Aktarıyorum:

Şekilli bir taştır ki, her ne zaman ona dua edilse gö­ğü yarar ve çokça
bulut ve yağmur getirir, bu iş Türkler arasında yaygındır.

Bu anlatımlardan taşın çalışma prensibiyle, düşünce enerjisinin onu
yönlendirmesi arasında çok sıkı bir bağ oldu­ğu anlaşılıyor. Demek ki,
düşüncelerle yönlendirilebilen bir maddesel özelliği olan bir taşla
karşı karşıya bulunmaktayız.

Bu taşın en son hangi tarihe kadar kullanıldığı tam olarak bilinmiyor
ama bu taştan Osmanlılar'in da haberdar oldukla­rını yine tarihi
belgelerden anlıyoruz. , Şaban Şifaî'nin IV. Mehmet'e yazdığı "Risâle-i
şifâiyye fi beycini enva-i ahcar" isimli eserinin 14 sayfası bu taşla
il­gili önemli anlatımlar içerir.

Özetle aktarıyorum:

Hiç bulut olmadığı halde Yada Taşı ile yapılan işlemden iki saat sonra
bulutlar gökyüzünde görülme­ye başlar ve ardından bereketli yağmurlar
yağar. Ne kadar gerekiyorsa ihtiyaç olunan kadarıyla yağ­muru yağdırmak
Yadacı'nın hünerine bağlıdır.

Taşlar farklı renklere sahip olabilmektedir. Genel­likle siyaha çalan
toprak renginde olup üzerinde kırmızı noktalar vardır. Beyaz olup
üzerlerinde kırmızı noktalar olanlara da rastlanmıştır. Büyük­lükleri
bir kuş yumurtası kadardır .

Kaşgarlı Mahmut'un verdiği bilgilerle, bu anlatımlar bü­yük bir
paralellik gösterir. Kaşgarlı Mahmut söz konusu taşın iki türlü olduğunu
ve bazı yörelerde birine "Örünk Kaş di­ğerine ise "Kara Kaş"
denildiğinden bahseder. Örünk sözcü­ğünün Doğu Türk Lehçesi'nde ak yani
beyaz anlanına geldi­ğini de hatırlattıktan sonra özetimize devam
edelim...

Dolu afetinde tarlaları korumak için taş yüksekçe bir yere asılır ve
ona dokunulmaz. Onu ancak bu işin sırrını bilen Yadacılar kullanabilir.
Taşların birbirlerine sürtülmesi ve bir tas suyun içine taşın atılması
ile bu işlemler uygulanır. Ancak bu işlemleri sırrı bilen kimselerin
(Yadacılar'ın) yapma­sı gerekir. Aksi takdirde arzu edilen sonuca
ulaşıl­maz. Taşı suya atmak yeterli değildir.

Bu anlatımlar da taşın kullanınn ile ilgili yukarıdaki tes­pitlerimizi
doğrular niteliktedir. Ayrıca bu taşın sadece kulla­nım metodunu
bilenlerin elinde işe yaradığını anlatması da önemlidir.

Şimdi bu taşın gerekli metotlara uyulmadan kullanıldığın­da ne tür
sonuçlan beraberinde getireceğini gösteren; 13. Yüzyıl'da yaşanan ve
tarihi kayıtlara geçen bir olayı sizlerle paylaşmak istiyorum:

Velaşgerd önüne gelinc e yöredeki halk bize şiddetli sıcak, kuraldık ve
hayvanları rahatsız eden sineklerden çok şikayet ettiklerini
bildirdiler. Bunun üzerine taşlarla yağmur yağdırdmaya karar verildi.
Merasimi bizzat Sultan idare ediyordu.

"İlk başta ben buna inanmıyordum. Fakat sonradan bu­nun birçok
tecrübelerle gerçek olduğuna gözlerimle şahit ol­dum." diyen S.A. Nesevi
olayın gelişimini şöyle anlatmaya devam ediyor:

Bu kez de geceli gündüzlü, ardı arkası kesilmeden yağan yağmurdan halk
şikayert etmeye başladı . Yağmur sihri yapıldığına halk pişman oldu. O
kadar çok yağmur yağdı ki,her taraf çamur ve bataklığa döndü. Sultan'ın
çadırına bile girilmez oldu. Yağ­mur dinmek bilmiyordu. SEL ne var yoksa
her şeyi mahvetti . Bir ara sütninesinin Sultan'a şunları söy­lediğini
işittim:

"Sen bir hüdâvent alemsin.... Fakat yağmur yağ­dırmakta değil... Çünkü
böyle bir tufan çıkartmak­la hata. ettin... Senin yerinde başka birisi
olsaydı bunu yapmazdı, sadece elverecek kadar yağdırır­dı"

Bu tür taşların yanlış kullanımının ne tür sonuçlar doğu­racağını
göstermesi bakımından yukarıdaki tarihi kayıtlar son derece önemlidir.
Kaldı ki, bu taşların Atlantis'te kullanılanların küçük bi­rer örnekleri
olduğu düşünülecek olursa, Atlantis'teki bu tür taşlardan oluşan devasa
enerji merkezlerinin negatif alandaki kullanımının, nasıl büyük bir
doğal afetler zincirine neden ol­duğu sanırım daha iyi anlaşılacaktır.


_________________
Bende 1 Para Vardı.
Sendede 1 Para.
Paraları Değiştirdik.
Paramız Artmadı Senin 1 Paran,Benimde hala 1 Param Var.
Bende 1 Bilgi Vardı.
Sendede 1 Bilgi Bilgileri Değiştirdik.
Bak Şimdi Seninde 2 bilgin.
Benimde 2 bilgim oldu...

---***İŞTE BİZ BUNA PAYLAŞIM DİYORUZ***---

(HAYATA DAİR CEVAPLARI TAM ÖĞRENMİŞTİK Kİ SORULARI YENİ SORULARLA DEĞİŞTİRDİLER)...
http://gizlihazineler.yetkin-forum.com

Sayfa başına dön  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz