GİZLİHAZİNELER DEFİNECİLER AKADEMİSİ
Arama
 
 

Sonuç :
 


Rechercher çıkıntı araştırma

Similar topics
    En son konular
    » Koltuk Taşı
    Cuma Eyl. 01, 2017 11:19 pm tarafından horosanlı

    » Scorpion gpr
    Ptsi Ağus. 28, 2017 8:17 am tarafından ramses28

    » 2013 -OCAK AYI İŞTİMASI YAPALIM Bİ GARDAŞLARDAN KİMLER VAR.
    Çarş. Tem. 06, 2016 10:29 am tarafından korasoglu

    » 14-mart-2015
    C.tesi Mart 14, 2015 8:32 am tarafından BORAN38

    » KARE-DİKDÖRTGEN OYMALAR ve ÇÖZÜM UYĞULAMALARI
    Ptsi Eyl. 29, 2014 5:08 am tarafından kılıç3838

    » sümbül...
    Salı Eyl. 02, 2014 12:36 pm tarafından Battal Ebrail

    » taşın üçgen şeklinde delinmesi bir define işareti midir?
    Çarş. Ara. 18, 2013 8:05 am tarafından 56476364528

    » deneme
    C.tesi Kas. 23, 2013 7:54 pm tarafından CANTAR

    » buldugumuz bir taş
    Ptsi Eyl. 09, 2013 3:54 am tarafından cansu

    » Eski rum evleri ve definesi
    Ptsi Eyl. 09, 2013 3:46 am tarafından cansu

    Kimler hatta?
    Toplam 2 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 2 Misafir

    Yok

    Sitede bugüne kadar en çok 213 kişi C.tesi Tem. 29, 2017 8:28 am tarihinde online oldu.
    RSS akısı

    Yahoo! 
    MSN 
    AOL 
    Netvibes 
    Bloglines 



    Bağlı değilsiniz. Bağlanın ya da kayıt olun

    KUTSAL HAZİNE KÜPLÜ’DE Mİ?

    Aşağa gitmek  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

    1 KUTSAL HAZİNE KÜPLÜ’DE Mİ? Bir Çarş. Eyl. 01, 2010 10:43 pm

    CANTAR

    avatar


    KUTSAL HAZİNE KÜPLÜ’DE Mİ?


    Küplü Köyü yakınlarındaki Kısık Kaya’da bulunan 2 metreye 3 metre
    genişliğinde ve 40 metre derinliğindeki kuyu yol yapım çalışmaları
    sırasında ortaya çıktı. Bizans döneminden kalan ve ‘kutsal hazine’nin
    saklandığı rivayet edilen kuyunun bir duvarı kepçelerle kırıldı. Kuyunun
    25 metresi ortaya çıkarken, 15 metre daha derine inildiği, 40 metre
    sonrasında odalar bulunduğu iddia ediliyor. Tarihi kuyuyu kimin tahrip
    ettiği, kutsal hazinelerin çıkarılıp çıkarılmadığı, çıkarıldıysa kimler
    tarafından çıkarıldığı bilinmiyor. Şehrin göbeğindeki bu define avı ise
    herkesi şaşırtırken, yetkililerin gözü önünde cerayan eden olaya neden
    göz yumulduğu ise merak konusu.
    Bilecik’ten Küplü Köyü’ne
    giderken, Villa Park’ın yanıbaşındaki büyük tepe herkesin dikkatini
    çekiyor. Adı Kısık Kaya olan ve tamamı tek parça kayadan oluşan ilginç
    tepe, asırlardır definecilerin hedefindeydi. Adına onlarca efsane
    uydurulan Kısık Tepe’nin sırrı nihayet çözüldü. Bu güne kadar
    definecilerin 2-3 metre kazabildiği 3 metreye 2 metre boyutlarındaki
    oyma kuyu, tepenin yarısına yakını kepçeyle kazılarak ortaya çıkarıldı.
    Kuyunun yaklaşık 25 metresi ortaya çıkarılırken, kepçenin kazabildiği
    kadar derine inildiği, ancak dibe ulaşmak için 15 metre olduğu
    söyleniyor. Dünyada örneğine az rastlanan ve adeta kalıp gibi kazılan
    kuyunun esrarı ise bir türlü çözülemiyor. Büyük bir tarihi değere ve
    kutsal hazineye sahip olan, şehrin göbeğindeki kayanın rastgele
    kepçelerle kırılması herkesin tepkisini çekiyor.
    Bilecik eski
    Milletvekili ve Belediye Başkanı Mehmet Seven, önemli bir tarihi eserin,
    göz göre göre tahrip edildiğini belirtirken, büyük bir definin de ya
    çıkarıldığını ya da çok yakında çıkarılabileceğini söyledi.
    Olay
    yerinde yaptığımız incelemeler ve çevrede yaşayan vatandaşlarla
    yaptığımız konuşmalarda ilginç iddialar ortaya atıldı. İşte onlardan bir
    kaçı:
    40 Haramilerin hazinesi

    Büyük bir kayanın içinin 40 metre oyulduğunu belirten köylüler,
    Payitahttan hazineyi çalan 40 haraminin, güneye doğru 40 gün yol
    aldıktan sonra, Gölpazarı üzerinden Bilecik’e geldikleri, bu sırada
    Kısık Kaya’nın dikkatlerini çektiğini, her bir haraminin 1’er metre
    kazması sonucu 40 metreye inildiğini, büyük hazinenin buraya
    saklandığını iddia ediyorlar. Tüm definecilerin peşinde olduğu 40
    haramilerin definesinin burada olabileceği belirtiliyor.
    Sultan Mahmut’un hazineleri
    Bir başka rivayet ise, sultan Mahmut’un hazinelerinin buraya gömüldüğü.

    Bilindiği gibi, Küçük İstanbul diye bilinen Küplü Köyü, bir zamanlar
    bölgenin en önemli ticaret merkeziydi. İpekyo’lundan geçen kervanlar
    mutlaka buraya uğrar, alış veriş yaparlardı. Ticaret ise Rum ve
    Ermenilerin elindeydi. Köyün 12 mahallesi, 7 Kilisesi, 20’si Kuyumcu
    olmak üzere 300’e yakın dükkanı mevcuttu. İstanbul’dan, Bursa’dan,
    Eskişehir’den ve civar yerlerden pazarcılar Küplü’ye gelir ve en karlı
    alışveriş buradan yapılırdı. Küplü’nün bu kadar gelişmesinin nedeni ise
    Sultan Mahmut’un hazinesinin Küplü’ye getirilmesi ve Kısık Kaya’da
    saklanmasıydı.
    O dönemde Osmanlı güçleniyor, kimse savaşla ve
    kılıçla önüne geçemiyordu. Avrupa Osmanlı’dan korkuyor, “Bir gün gelip
    bizim topraklarımızı da alacaklar?” korkusu ile yaşayan Avrupalı çözüm
    yolu arıyordu. Bunun üzerine oyuna başvurdular ve Osmanlı’yı içten
    çökertmek istediler. Rum ve Ermani’lerin yönetiminde gizli bir örgüt
    kurdular, “zengin olma” vaadiyle kandırdıkları bazı dönek Türkleri’de
    kullanarak Sultan Mahmut’un hazinesini soydular. Maksatları, hazineyi
    boşaltın Osmanlı’yı ekonomik sıkıntıya sokmaktı.
    Sayıları 800’ü
    bulan bu gizli ‘define örgütü’, devlette önemli nüfuzlar elde ettiler.
    Tapınak Şövalyeleri’nin de desteğini alan örgüt, Sultan Mahmut’un
    hazinesini soyup, Kudüs’te bulunan Tapınak Şövalyelerine ulaştırmak için
    yola çıktılar. 400 tona yakın altın katırlara yüklendi ve gündüz
    gizlenip gece yola çıkarak Bilecik’e kadar geldi. Küplü Köyü’ndeki Rum
    ve Ermenilerle tanışıklığı olan örgüt üyeleri, hazineyi Tapınak
    Şövalyelerine götürmekten vazgeçerek, Küplü’ye gömme kararı aldılar.
    Hazine önce Kiliselerde saklandı ve Kısık Kaya’da büyük kuyu kazılmaya
    başlandı. Çünkü, Zaptiyeler hazinenin peşine düşmüş, her yerde
    soyguncuları arıyordu.
    Kaya, aylarca çalışma sonunda 40 metre
    derinliğinde bir kuyu kazıldı. Kuyunun 40’ncı metresinden sonra 40 oda
    kazıldı ve Sultan Mahmut’un hazineleri buraya yerleştirildi. Daha sonra
    bazı soyguncular bu altınlardan çalmaya ve başka yerlere gömmeye
    başladılar. Agop Lefter isimli Ermeni Bilecik Bölgesi’nde 28 değişik
    yere bu altınlardan sakladı. Soyguna katılan ve Küplü’ye yerleşip burada
    kuyumcu dükkanı açan: Pop Martin, Volçan Voyvoda, Manol Agatha, Lema
    Nora ve Türk olan Emin Ağa durumu fark ederek, Agop Lefter’i,
    Bilecik’teki Kanta kuzenos Klisesinde öldürdüler. Cesedi kiliseden
    alarak Hamsu Deresine attılar. Ancak, kiliseyi temizlemeyi unuttular.
    Sabah kiliseye gelen Papaz, kanı görünce, “Bu, Kutsal Ruh İsa’nın
    çarmıha gerildiği kan gibi” diyerek, bilmediği cinayete kutsallık
    atfetti ve kilisenin adını da Kırmızı Kilise olarak değiştirdi. Bunun
    üzerine, hazine çalınmasın diye 40 metrelik kuyuyu doldurdular.
    Bu rivayete göre, Kısık Kaya’nın altındaki 40 odalı yerde yüzlerce ton hazine olduğu ortaya çıkıyor.
    “Türklere vereceğimize denize dökeriz”

    Kısık Kayadaki tarihi kuyu ile ilgili bir başka rivayet ise, Fatih
    Sultan Mehmet İstanbul’u fethedince, Bizans’ın gizli hazinesi gündeme
    geldi. Bizanslılar, “Kutsal hazinelerimizi Türklere vereceğimize denize
    dökeriz” derler.
    Bizansın üst düzey yöneticileri, kuşatmanın
    devam ettiği bir gecede, denizden gizlice kayıklara doldurdukları
    hazineyi Avrupa’ya kaçırmak istediler. Ancak Balkanlar Türklerin elinde
    olduğu için Avrupa’ya gidemeyeceğini anlayan Bizanslılar, Korsanların
    takibine takılınca gece gizlice İznik’e gelirler. Gündüz gizlenen, gece
    de yola devam eden Bizanslılar, Arapuçtu Mevkine gelince, Rum kervanıyla
    tanışırlar. Rumların da yardımı ile Gölpazarı’nın Türkmen Köyünün üst
    kısmında bulunan Arpalık Mevkii’nde bir süre kaldılar. Bu sırada,
    Dikenli Boğaz’da baskınlar yapan eşkıyaların durum fark etmesi ile bir
    gece burayı da terk ettiler. Bizanslılarla işbirliği yapan ve aslen
    Küplülü olan Rum, Bizanslıları Kızıldamlar Köyü’ne getirdi. Burada bir
    süre kalan ve Dikenli Boğaz eşkiyalarının baskınından korkan Bizanslılar
    saklanmak için Kısık Kaya’ya geldiler. Kayanın tepesinde günlerce
    yaşayan Bizanslılar, Kısık Kaya’nın hazineyi saklamak için çok uygun
    olduğunu düşünen Bizanslılar günlerce uğraştıktan sonra bu kuyuyu
    kazdılar ve Bizans’ın Kutsal Hazinesini buraya gömdüler. Fark edilmemek
    için bu günkü Ahmet Pınar Köyü’nde yaşamaya başlayan Bizanslıların
    ihtiyacını Küplülü Rum karşılıyordu. Hazineye tek başına sahip olmak
    isteyen Küplülü Rum, Bizanslı dostlarına ihanet ederek, Dikenli
    Boğazdaki eşkiyalara Bizanslıları ihbar etti ve eşkiyalarda Bizanslıları
    eski Ermeni Köyü olan Ahmetpınar’da öldürdüler.
    Eşkiyalar,
    Küplülü Rum’dan hazinenin yerini göstermesini istediler. O da eşkiyaları
    kandırıp geçiştirmek için Yayla Köyü’nü gösterdi. Gösterilen yeri
    araştıran ve hazineyi bulamayan eşkiyalar Rum’a işkence yapmaya
    başladılar. Yayla Köyü’nden bir merkebin arkasına bağladıkları Rum’u
    sürükleyerek Küplü’ye getiriyorlardı. Yara bere içinde kalan Rum
    Karasu’dan geçerken boğuldu ve öldü. Böylece Kısık Kaya’daki ‘Kutsal
    Bizans Hazinesi’nin yerini bilen son kişi de öldü.
    Yaptığımız
    araştırmalar sonucu ulaştığımız bu rivayetler ne derece doğru bilinmez
    ama bilinen bir gerçek var ki Kısık Kayada, dünyada örneği olmayan bir
    kuyu var. Yıllardır gizli kalan yer çalışma sırasında ortaya çıktı.
    Görenleri hayrete düşüren kuyunun esrarını çözmek ise yetkililere kaldı.

    http://gizlihazineler.yetkin-forum.com

    Sayfa başına dön  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

    Similar topics

    -

    » DüĞüN HaZıRLıKLaRı

    Bu forumun müsaadesi var:
    Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz