GİZLİHAZİNELER DEFİNECİLER AKADEMİSİ
Arama
 
 

Sonuç :
 


Rechercher çıkıntı araştırma

En son konular
» Koltuk Taşı
Cuma Eyl. 01, 2017 11:19 pm tarafından horosanlı

» Scorpion gpr
Ptsi Ağus. 28, 2017 8:17 am tarafından ramses28

» 2013 -OCAK AYI İŞTİMASI YAPALIM Bİ GARDAŞLARDAN KİMLER VAR.
Çarş. Tem. 06, 2016 10:29 am tarafından korasoglu

» 14-mart-2015
C.tesi Mart 14, 2015 8:32 am tarafından BORAN38

» KARE-DİKDÖRTGEN OYMALAR ve ÇÖZÜM UYĞULAMALARI
Ptsi Eyl. 29, 2014 5:08 am tarafından kılıç3838

» sümbül...
Salı Eyl. 02, 2014 12:36 pm tarafından Battal Ebrail

» taşın üçgen şeklinde delinmesi bir define işareti midir?
Çarş. Ara. 18, 2013 8:05 am tarafından 56476364528

» deneme
C.tesi Kas. 23, 2013 7:54 pm tarafından CANTAR

» buldugumuz bir taş
Ptsi Eyl. 09, 2013 3:54 am tarafından cansu

» Eski rum evleri ve definesi
Ptsi Eyl. 09, 2013 3:46 am tarafından cansu

Kimler hatta?
Toplam 4 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 4 Misafir

Yok

Sitede bugüne kadar en çok 213 kişi C.tesi Tem. 29, 2017 8:28 am tarihinde online oldu.
RSS akısı

Yahoo! 
MSN 
AOL 
Netvibes 
Bloglines 



Bağlı değilsiniz. Bağlanın ya da kayıt olun

SALYANGOZ ÜRETİMİ SALYANGOZ KONUSUNDA HABERLER

Aşağa gitmek  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

1 SALYANGOZ ÜRETİMİ SALYANGOZ KONUSUNDA HABERLER Bir C.tesi Tem. 31, 2010 7:42 pm

CANTAR

avatar


Salyangoz kabuklu hayvan olup yumuşakçalar sınıfı içinde yer alır. Salyangoz vücut yapısı olarak çok farklı bir hayvandır. Salyangozun vücudu içinde kesinlikle bir iskelet veya bir kemik yapı yoktur. Vücudu tamamen ufacık bir et parçasından oluşur. Salyangoz çeşidine göre dış kabuğu farklı bir yapıda burularak değişik şekillerde olur. Salyangozlarda
yürüme organı olan ayak yapıları yoktur yürüme şekli ve yapısı çok
farklıdır. Salyangozların başucunda 2 adet büyük 2 adette küçük yapıda
antene bezeyen yapıları vardır. Başucunda beslenmek için ağız yapısı ve
2 adet gözleri vardır.

Salyangozların sırt kısmında ise solunum ve boşaltım organı bulunur.
Salyangozlar hareketlerini tamamen kas hareketleri ile yaparlar. Vücutlarını bir ileri bir geri iterek ilerlerler.
Salyangozların
vücudu ile kabuğu arasında sümüksü ve kaygan bir sıvı bulunur. Bu
kaygan sıvıyı önce salgılarlar daha sonra bu sıvı üzerinden kayarak
giderler. Salyangozların gezdiği alanlarda parlak bir iz oluşur.
Salyangozlarda bildiğimiz kırmızı renkte kan olayı yoktur bunun yerine vücudunda beyaz renkte bir sıvı vardır.
Salyangoz işitme duyusu fazla olmayan bir hayvandır. Tat, koku ve iletişimini başucundaki antenleri sayesinde sağlarlar.
Salyangozlar
besin olarak çeşidine bağlı olarak farklı bir şekilde beslenir. Genel
olarak salyangozlar besin olarak bitkilerin taze aksanlarını kemirerek
yerler. Bazen de çok ufak olan böcekleri de besin olarak tüketirler.
Salyangozlar
genellikle nemli yaşam alanlarını tercih eder. Çünkü vücutlarının
birçok kısmı su ile doludur. Bu bakımdan sürekli suya ihtiyaç duyarlar.
Salyangozlar çiğli, nemli havalarda ve yağmurlu havalarda ortaya çıkarlar ve rahat bir şekilde beslenirler. Salyangozlar sıcak ve çok soğuk havalarda beslenemez ve yaşayamaz. Sıcakta çabuk kurur ve soğuta da donarlar.
Salyangozlar sıcak ve soğuk havalarda kabuğu içine çekilip orada hareket etmeden uzun zaman dinlenirler.
Kış aylarında salyangozlar yumuşak toprak içine girer ve orda barınırlar. Havalar ısınınca hemen toprak altından çıkarlar ve beslenmeye başlarlar.

Salyangozlar
insanı ısırmaz ve besin olarak insan kanını kullanmaz. Bahçelerimize
dadanan salyangozlar bahçedeki çiçekli bitkileri, yeni filizlenen
otları sebze ve meyveleri çokça tüketirler kuru otlar ve kartlaşmış
otları yemezler. Salyangozlar sebze olarak (marul, havuç, salata,
şalgam, patates, maydanoz, domates, bağ asması, mantar ve kıvırcık
gibi) besinleri yiyen salyangozlar aynı zamanda meyve olarak (şeftali,
vişne, kaysı, üzüm, elma) benzeri meyvelerin suyunu da tüketirler.

Salyangozlarda üreme diğer canlılardan farklıdır yani salyangoz

canlısı çift (hem erkek organı ve hem de dişi üreme organı aynı canlı
üzerindedir) eşeylidir. Bazen de çiftleşmek için farklı bireye ihtiyaç
duyarlar. Salyangoz canlısı genellikle ilkbahar ve yaz aylarında
çiftleşir. Bir salyangoz bazen bir defa çiftleştikten sonra 3 – 4 yıl
çiftleşmeden kalabilirler. Ve çiftleşmeden 15 - 16 gün sonra yumurta
bırakır. Salyangozlar her yumurtlamada yaklaşık 100 – 150 kadar yumurta
bırakır. Yumurtalar havanın sıcaklığına ve salyangozun türüne bağlı
olarak 15 - 30 gün içinde açılır.
Salyangozlar evlerimize kadar
gelerek evlerdeki saksılara zarar verirler ve evlerimize mikrop
taşıdıkları için bu canlılardan mutlaka kurtulmak gerekir.

Salyangozu besin olarak kullanan bazı toplumlarda vardır. Bu hayvanları

yetiştirme için özel olarak salyangoz çiftlikleri kurulmuştur.
Ülkemizde salyangoz yetiştirme ve ihraç etme gibi işlemle çokça yapılmaktadır.
Ülkemizde salyangoz yetiştirilen bölgeler; bursa bölgesi, Akdeniz
bölgesi, ege bölgesi, Rize yöresi, Isparta yöresi ve Bilecik yöresi
gibi birçok yörede salyangoz yetiştiriciliği yapılmaktadır.
Salyangozlar bazı kesim insanlar arasında zevkle beslendiği için birçok şekilde işlenip geniş pazara sahiptir.
Fransızlar, Devrek salyangozu yiyor

Zonguldak’
Zonguldak’ta faaliyet gösteren Ayanoğlu Doğa ve Su Ürünleri Firması,
Fransa’ya bu yıl 3 milyon dolar değerinde salyangoz ihracatı
gerçekleştirdi.


Devrek İlçesi’nde 1997 yılında kurulan salyangoz fabrikasının,
Fransa’nın salyangoz ihtiyacının tamamını karşıladığı bildirildi.
Yılda bin 500 ton salyangoz ihraç edilen Fransa’dan 1.5 milyon dolar gelir hedefleniyor.
Devrek’te
bulunan Ayanoğlu Salyangoz Fabrikası’nın sahibi Sadık Ayanoğlu,
Türkiye’den ihraç edilen 4 bin 500 ton salyangozun yüzde 34’ünün kendi
fabrikalarından ihraç edildiğini söyledi.
Bin 500 ton salyangozdan
çıkarılan yaklaşık 300 ton etin temizlenip pişirilerek paketlenmiş
olarak Fransa’ya ihraç edildiğini belirten Ayanoğlu, kabuğunun da
zedelenmeden yine aynı ülkeye gönderildiğini kaydetti.
Karadeniz Bölgesi’ndeki tek salyangoz fabrikası olan Ayanoğlu’nda 23
daimi, 170 mevsimlik işçi olmak üzere toplam 193 kişi çalışıyor.
Zonguldak, Bartın, Karabük, Düzce, Bolu ve Kastamonu illerinden toplanan
salyangozların fabrikada işlendiğini ifade eden Ayanoğlu, "Fabrikamızda
daimi ve sözleşmeli çalışan işçilerin yanı sıra, Batı Karadeniz
Bölgesi’nde on binlerce kişi de salyangoz topluyor.
Ülkemize her yıl
yaklaşık 1.5 milyon dolar girdi sağlanıyor.
Salyangozların kilosunu 900
YTL ile bin 100 YTL arasında satın alıyoruz.
İlimizde ve bölgemizde
dolaylı olarak on binlerce kişiye de gelir getiriyor" dedi.
Sene başından itibaren az yağan yağmur nedeniyle sıkıntılı günler
yaşadıklarını kaydeden Ayanoğlu, yağmurun yağmaya başlamasıyla birlikte
işlerin de açıldığını ifade etti.
Ayanoğlu, "Salyangoz işinde en verimli
zaman Mart, Nisan, Mayıs aylarıdır.
Bu yıl Mart ayında yağmur yağmaması
nedeniyle zor anlar yaşadık.
Son birkaç gündür yağmurun yağmaya
başlamasıyla işlerimiz düzelmeye başladı.
Yağışların bol olduğu bu ayda
ihracatımızın yüzde 70’ ini karşılamayı hedefliyoruz" dedi.


Küresel krizden etkilenen firmanın ihracatında düşüş bekleniyor.
Firma sahibi Sadık Ayanoğlu, Küresel krizin tüm
dünyayı etkilediği bu süreçte yara almadan kurtulmak için bir dizi
önlemler aldıklarını söyledi. Alınan tedbirlerle Fransız firmalarına bu
yıl içersinde 3 milyon dolarlık salyangoz ihraç ettiklerini anlatan
Ayanoğlu, “Başta ABD ve AB ülkelerini kasıp kavuran küresel kriz Fransa
ile iş yaptığımızdan önemli ölçüde bizi de etkiledi. Ürettiğimiz bu
salyangozları verdiğimiz Fransız şirketleri kendi ülkelerinde
kullandıkları gibi ABD ve AB ülkelerine de gönderiyor. Talebin olmaması
ya da azalması Fransız şirketlerini ve bizi etkilememesi mümkün olmuyor.
Bu nedenle her büyük şirket gibi bizde önemli tedbirler aldık bu süreci
mümkün olduğu kadar hasarsız atlatmaya çalışıyoruz”dedi.

Yaklaşık 100 çalışanla üretime ve ihracata devam
ettiklerini vurgulayan Ayanoğlu, Fransa’nın krizden en az etkilenen
ülkelerin başında geldiğini kaydetti. Ayanoğlu, şöyle devam etti;

“Fransa’nın bir Almanya kadar krizden
etkilenmediğini görüyorum. Çünkü kriz öncesinde Fransa’nın gerekli tüm
önlemlerini aldığını öğrendim küresel krizin Fransa’daki olumsuz
etkisini daha da fazla sürdürmeyeceğine inanıyorum. Ülkemizde de bir
dizi tedbirler alındı. Bu tedbirlerin daha da erkenden alınması
gerekirdi.”

Çiftliğe yöneliş var Dünyadaki salyangoz ihtiyacının yüzde 40’ı Türkiye’den sağlanıyor. Ancak ihracat, Karadeniz
Bölgesi ağırlıklı olmak üzere doğadan toplanma suretiyle
gerçekleştiriliyor. Son yıllarda artan çiftlik üretimi ise açık veya
kapalı mekanlarda yapılıyor. Açık alanda, çimlik alanda ve nem korunarak
15-30 dekar arasındaki bir alan salyangoz üretimi için yeterli
olabiliyor.



En son CANTAR tarafından Paz Ağus. 01, 2010 8:25 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 3 kere değiştirildi

http://gizlihazineler.yetkin-forum.com

CANTAR

avatar


SALYANGOZ BİYOLOJİSİ VE YETİŞTİRME TEKNİKLERİ


Salyangozlar simetrik olmayan, genellikle konik bir merkez etrafında
dolanan veya kolon halinde tek kabuklu yumuşakçalardır. Kabukları
değişik sayıda kıvrımlar içerir. Kabuğun tepesi yassı ve dar, son
kıvrımı geniş olup kenarları dairevi, oval ve açıktır.


Salyangozların başı belirli, tentaküllerinde iki göz bulunur. Karın tarafında
yassı ve iyi gelişmiş olan ayak sürünerek hareketi sağlar. İç organlar, sırt
tarafa kıvrık kabuk içinde bulunur.

Sırt tarafta mantonun değişimiyle oluşan boşlukta solunum organları ile anüs
yerleşmiştir. Suda yaşayanlarda bu boşlukta su dolaşımı vardır. Manto boşluğu
sırt bölgenin ön tarafına yerleşmiştir.

Kabuğun kule kısmı kıvrımlardan oluşur. Son kıvrım açık olup hayvanın içeri
girip çıkmasını sağlar. Son kıvrımın uçları dış dudak olarak isimlendirilir.
Kabuğu deliksiz veya delikli olabilir.

Kabuk açıklığı, dairevi, çentiksiz, sifonlu, kabuk açıklığı sağda olanlarda
kabuk genellikle soldan sağa, kabuk açıklığı solda olanlarda kabuk sağdan sola
dönerek kıvrılır.

Kara salyangozları; oldukça nemli bölgelerde, özellikle bahçelerde yaşayan,
başında uzayıp kısalabilen iki çift tentakülü, bir çift gözü ve bir ağzı olan,
kuvvetli bir kastan oluşan ayak üzerinde hareket edebilen, mantosu iç
organlarını örten, hermafrodit (İki eşeyli), olan yumuşakçalardır.

Ülkemizde göller bölgesi, Marmara ve Karadeniz�de yoğun olarak toplanıp canlı ve
işlenmiş olarak ihraç edilmekte olan salyangozlar;



Şube (Phylum) : Mollusca (Yumuşakçalar)

Sınıf (Classis) : Gastropoda (Karından Ayaklılar)

Alt Sınıf (Subclass) : Pulmonata ( Kara ve su salyangozu)

Aile (Familia) : Helixixidae

Cins (Genus) : Helix

Tür (Species) : Helix pomatia

Helix aspersa

BİYOLOJİSİ

Vücut; deri, kabuk, tül ve balık kulağı denilen ince bir zarla korunur. Hayvanın
üzerinde kayarak dolaştığı ayak, kas dalgalanmalarıyla ileriye itilir. Ayağın ön
kesiminin yakınındaki bir salgı bezi, sümüksü bir sıvı salar. Bu sıvı
salyangozun yolunu yağlar, hareketini kolaylaştırır. Kafa ayaktan belirli bir
biçimde ayrılmamıştır. Kara salyangozunda kafada iki çift, diğer türlerde bir
çift dokunaç vardır. Kara salyangozunda büyük dokunaçların üstünde gözler
bulunur.

Kanı renksiz yapışkan olup, pH�sı 7-8 arasındadır. Havayla temas ettiği zaman
oksidasyonla mavi renk alır. Kanı pıhtılaşmaz, yoğunluğu sudan biraz ağırdır. Ve
vücut ağırlığının 1/5-1/6 sı kadardır.

Görme, koku alma, dokunma duyuları antenlerinde olup, tad ve koku alma duyusu
ile kombine haldedir. İşitme duyusu körelmiştir. Salyangozun yaşamının büyük bir
kısmı kabuğunun içinde uyku halinde geçer. Altı aylık kış süresince ve yazın
kurak günlerinde kabuğundan dışarı çıkmaz. Ancak yağmurlu ve çiğli gecelerde
beslenmek üzere kabuğundan çıkıp gezer.

2.Yaz Uykusu : Salyangoz kurak havalarda kabuğuna çekilir ve uyur. Bu uyku kısa
sürelidir. Yağış ve çiğ bekler.

3.Kış Uykusu : İklime göre Eylül sonları ve Ekim başlangıcında uykuya girerler.
Mart- Nisan sonuna kadar devam eder. Ülkemizde bazı yıllar Aralık�ta başlar,
Mart başına kadar devam eder.

Yaz uykusunu fundalık ve çalılıklarda geçirir. Kış uykusunu ise ağaç kökleri,
fundalık ve çalılık dibindeki yumuşak toprağı oyarak içine girip (ağzı yukarı
olarak), ağzını epiphrohme zarıyla kapatarak tamamlar. Kışın uygun zamanlarında
zarı açarak havayı temizler, İkinci ve kağıt gibi kalınca bir zar daha yaparak
iki zar arsında kalan havayı kullanır. Hava kirlendikçe zarları yeniler.
Uyanınca derhal taze ve körpe bitkileri yemeye başlar. Bu arada soğuklar olursa
ağzını kapatıp bir kenara veya ağaca yapışarak bekler.



ÇEVRE KOŞULLARI

Isı :

Kışı sert geçen yerlerde killi-sert topraklarda gizlenemediği için ölürler. Isı
derecesi -15 C0 ve toprak 25 cem. karla örtülü iken toprak hareketi -1C0 dir.
Toprağa giren salyangozlar ölmezler. Kışı açıkta ağaclara yapışarak geçirmek
zorunda kalanlar (-4,-5C0 lik) soğukta ölürler. Genellikle yumuşak toprağı
tercih ederler. Mayıs ayında yumurtladıktan sonra zayıf düşer. Kuraklık
nedeniyle kaybettiği nemi kazanamazsa ölürler

Nem:

Nemli yerleri sevmekle beraber, devamlı rutubetli yerlere dayanıklı olmayıp,
ıslak bir yerde sürekli kalması halinde kurbağa veremi denilen bir hastalığa
tutulurlar. Burgonya cinsinin açlığa dayanma gücü 6-7 aydır.ki bu süre uyku
süresinin tamamıdır. Bazı bölgelerde 2-3 sene yaşadığı görülür. En uygun
depolama ısısı 0C0 ile -2C0 ler arasındadır.



ÜREMESİ

Salyangozlar hermafrodit (Çift eşeyli) canlılardır. Yani hem dişi ve hemde
erkeklik organı aynı hayvanda bulunur. Fakat yine de çiftleşmeleri
gerekmektedir. Kıştan çıkan salyangozlar ilkbaharda gece gündüz sürekli körpe
filizleri yerler. Çok çabuk gelişirler İki salyangoz yüzyüze gelerek uzuvları
sayesinde birbirlerini döller. Her yıl çiftleşmeyebilirler ve Mayıs ayında
çiftleşirler. Bir defa çiftleşme ile birkaç yıl yumurtlamaya devam ederler.
Çiftleşme Mayıs ve Ağustos aylarında iki defadır. Yumurtlama ise bir defadır.
Burgonya cinsi salyangoz çiftleşmeden 12-15 gün sonra, bir başka tür ise 5-8 gün
sonra yumurtlar..

Yumurtalarını; koyu- gölgeli çalılıklara ve ağaç köklerine bırakırlar. Kuyunun
ağzını ıslak toprakla sıvarlar .Yumurtadan çıkan yavruların yiyeceklerini kolay
temin etmeleri için yumurtalarını daima bitkilerin taze ve bol olduğu yerlere
bırakırlar. Burgonya cinsi yaklaşık 6 mm çapında 60-90 adet, küçük gri cinsi de
4 mm.çapında 100-110 adet yumurta yapar. Salyangoz yumurtası beyaz renklidir.
Yumurtadan yavruların çıkış süresi, Burgonya cinsinde 20-30 gün, küçük gri
cinsinde ise 15-20 gündür. Yumurtlayan salyangozlar ağırlıklarını 10-12 gr
kaybetmektedirler.

Yumurtadan çıkan yavrular, çıktıkları yumurtaların kabuklarını yerler.
Böylelikle hem ilk gıdalarını almış olurlar, hem de kendi kabukları için gerekli
olan kalkeri sağmış olurlar. Brogonyalar , iki kış geçirip 2 yaşına geldiğinde
yumurtlamaya ve satışa uygun hale gelmeye başlar. Küçük gri cinsi ise sıcak
iklimi sevdiğinden Akdeniz Bölgesinde 6 ay sonra yaumurtlamaya başlar. Daha
yüksek yerlerde yaşayanları ise 1 yıl sonra ancak yumurtlar ve pazarlamaya uygun
hale gelirler.



BESLENMESİ

Salyangoz ot yiyen bir hayvan olup ilkbaharda, hele de havaların fazla yağışlı
gittiği günlerde durmadan yer, fazla gelen besini depo eder. Çiçekli bitkiler,
filizlenmeye başlayan otları, sebze çimlerini, bağların filizlerini de çok
severler. Güneşin etkisiyle sertleşen otları yemezler. Zehirli, zehirsiz
mantarları, yosun, marul, kıvırcık, salata havuç, şalgam,maydonoz
patates,ıslatılmış ekmek ıslatılmış kepek sevdiği besinler arasındadır.

Salyangozlar dilleri üzerinde bulunan törpüye benzeyen birçok küçük sağlam
dişleri vardır. Şekil-3 radula yani dişli dil denen bu törpü biçimindeki
uzuvlarıyla yaprakları kemirirler. Bir yörede salyongoz olup olmadığını anlamak
için, çalı diplerindeki yaprakların kenarlarının içlere doğru kemirilmiş olması
onları ele verir. Salyangozun sindirim süresi uzun olmakla beraber bir öğünde
kendi ağırlığının %15 oranında yiyecek yiyebilir.



Salyangoz Kültürü

Doğadan çeşitli yöntemlerle (el ile,ağaca monte edilen bakır levhalarla). Bakır
levhanın altı 5 cm. genişliğinde 6 cm. uzunluğunda kesilir bilezik şeklinde
takılır, levhanın altında toplanan ve geriye gidemeyen salyangozlar toplanır.

Ekonomik anlamda yetiştiriciliği semi-intensif yolla olmaktadır. Bir dönüm
araziye m2 ye 100 adet hesabı ile 100.000 canlı salyangoz bırakılır. Arazi 20
şer metrelik parçalara bölünür. Aralarına yollar yapılır. Bulundukları ortama
yaz-kış yeşil çim ekilir. Park parçaları dışarıdan gelebilecek düşmanlara karşı
çitle çevrilmelidir. Parkta devamlı kontrol yapılmalıdır. Parka çalılık,
fundalık geniş yapraklı ağaçlar dikilmeli, yumuşak toprak bulunmalı ve küçük
çukurlar açılmalıdır. Açılan çukurlara anaçlar yumurtalarını bırakırlar ve
yumurtaların olgunlaşmaları 20-30 gün sürer. Çıkan yavrular yumurtalarının
kabuklarını yiyerek beslenirler. Bu beslenmede kendileri için gerekli kalkeri
sağlamış olurlar.

Doğadan toplanarak parklara yerleştirilen salyangozlara 26-28 ay sonra satış
boyuna ulaşırlar. Bu süre içerisindede devamlı bakım yapılmalıdır. Diğer bir
yöntem yine doğadan toplanan salyangozların 10 m uzunluğunda 30-40 cm
yüksekliğinde 1-1.5 m genişliğinde büyütme kafeslerine konulur, yumuşak toprak
tökülüp çimlerle donatılır. Böylelikle küçük alanlarda yetiştircilik
yapılabilir.

Salyangoz yetiştirciliği oldukça risklidir. Çünkü doğadan toplanarak yapılan
yetiştirme işleminde fire çok olmaktadır. Salyangozun bulunduğu çevreye uyumun
gerçekleşmemesi, düşmanlarının çok olması, yaz aylarının uzun süre kurak
gitmesi, sürekli ve şiddetli yağmurlar ve seller nedeniyle kayıplar çok
olabilir. Bütün bu olumsuzlukları giderebilmek için parçalara bölünen alanın
üzeri tente ile kapatılmalı, kurak geçen mevsimlerde aşırıya kaçılmadan
nelendirme yapılmalıdır.



TÜRKİYE�DE SALYANGOZ ÇEŞİTLERİ VE BÖLGELER İTİBARİYLE DAĞILIŞI

Salyongozun son yıllarda gerk canlı, gerek haşlanmış-tuzlanmış et, gerekse
konserve halinde ihracaatı artmıştır.

· Bursa Bölgesi: Bu bölgenin salyangozları Burgonya cinsi olup, eti beyaz ve
ağzı geniştir.

Fransa�da çok tanınmıştır.

· Bilecik Bölgesi: En ideal Burgonya, Osmaneli ve Vezirhan bölgelerinden
toplanmaktadır.

· Ege Bölgesi: Bol miktarda bulunur ve kabukları sert, etleri iyi cinstir.

· Güney Bölgesi: Kabukları sert etleri de beyazdır. Kabukları işleme esnasında
kırılmadığından boş olarak birkaç kez kullanılabilir.

· Isparta ve Burdur Bölgeleri : Burgonya çeşidi boldur. Ancak %10-15 kadarı
esmer etlidir.

· Cide ve Çaycuma Bölgeleri: Bu bölgedeki salyangozların %45�I Burgonyadır.
Ağızları dar olup yerli imalathaneler tarafından alınmaktadır.

Aslında yurdumuzun yağışlı ve sebze bahçeleri olan her yerinde salyangoz
bulunmaktadır. Yalnız küçük gri cinsi, Söke ve Milas�ta bulunmaktadır.



KALİTE AYRIMI

Burgonya salyangozları etlerinin rengine göre 3 sınıfa ayrılırlar:

· Ekstra: Ağızları geniş ve yuvarlak, etleri açık gri veya krem rengi olanlar.

· Birinci sınıf: Ağızları geniş ve yuvarlak, etleri pembe, siyahımsı veya beyaz
olanlar,

· İkinci sınıf : Ağızları yuvarlak ve geniş olmayan, etlerinin rengi çeşitli
alanlar (karışık)

· Küçük gri salyangoz(Petits-gri): Koyu kahverengi, benekli, yeşilimsi ve kırçıl
kabuklu, etinin rengi parlak ve çeşitli olan küçük gri salyangozlar tek tip
olarak � naturel� adı altında piyasaya sunulur.



MUHAFAZASI

· Salyangozlar havadar ve soğuk hava depolarında saklanmalıdırlar.

· Frigo-frig araçlarla taşınmalıdır.

· Salyangozların saklandığı depolarda ve taşıtlarda, göztaşı, DDT ve benzeri
ilaçlarla kireç ve tuzlu su bulundurulmamalı ve herhangibir amaçla
kullanılmamalıdır.

· Depoda ve taşıtta su serpilmemelidir.



PAZARLANMASI

Ürünün pazarlanması aşağdaki şekillerde gerçekleştirilir:

· Canlı olarak

· Haşlanmış ve dondurulmuş et halinde

· Konserve halinde

· Boş salyangoz kabuğu ihracaatı



Canlı Olarak:

İhraç edilecek salyangozu toplattırmadan önce, sağlıklı şartlarda, rutubetsizbir
depo hazırlamak gerekir. Depoda daha sonra salyangozları en az 1 hafta bekletmek
gerekir. Bu süre içerisinde önceden sürekli dışarıdan besin almış olan
salyangozların dışkılarının ihraç sandıklarına bulaşmadan tükenmesi temin
edilmiş olur. Çünki dışkıları pis koku vermekte olup, etlerinin acımtırak ve
zehirlenmesi ihtimali de bu süre içinde aşılmış olur.

Aralıklı çakılmış 20-25 kg salyangozu rahatlıkla alabilecek hava payı bırakılmış
sandıklar, sepetle toplanmış salyangozlarla doldurulduktan sonra depoya taşınır.
Özellikle ilkbaharda toplanan salyangozların üstü, yağışlar nedeniyle çamurku
olur. Sandıktaki hava payı, salyangozların dışarı çıkma isteği nedeniyle
hareketlerini kolaylaştırır. Birbirlerinin üzerlerinde dolaşırlarken,
çamurlarını, pisliklerini ve dışkılarını sıyırmış olurlar. Üstteki temiz olanlar
alınır. Alttakiler de aynı şekilde temizlenir. Depoda bir haftadan fazla kalmış
olan salyangozlardaha sonra boylanırlar ve cinslerine göre ayrılırlar. 28 mm. ve
38 mm.�lik eleklerden geçirilerek ve et renklerine, kabuk ağızlarının
büyüklüklerine göre sınıflandırılırlar (Bölüm-Cool



Haşlanmış-Dondurulmuş Et Halinde:

Canlı salyangoz ihracatı, en ufak bir ihmalde büyük zararlara neden olduğundan,
et halinde ihracata yönelinmiştir. Bu çeşit ihracatta Burgonya türü salyangoz
kullanılır. Genel olarak çift kaynatma yönteminde sıra malı 5 kg. Canlı
salyangozdan, ortalama 1 kg. Haşlanmış- dondurulmuş et istihsal edilmektedir. Bu
tür ihracat, kısa sürede canlı ihracatın kat kat üstüne çıkmış ve ihracat
olayını da canlandırmıştır.



Konserve Halinde :

Burgonya türü salyangozlar, toplattırıldıktan sonra aralıklı sandıklara
koyularak 4- 7 gün süreyle aç bırakılırlar. Haşlanmış- dondurulmuş et işleminden
geçtikten sonra, tuz, karabiber, kekik, defne, anason, karanfil ve bunun gibi
aromatik maddelerle ve beyaz şarapla kaynayan 1 litre suya 20 adet hesabı ile
etler atılıp 1 saat 15 dakika veya 3 saat pişirilir. Etler çıkarılır, süzülür.
Sonra tenekeden yapılmış kutulara 18�er adet konur. Her kutuya 1 karanfil, biraz
kekik 1 defne yaprağı konulur. Kutunun havası alınarak kapatılır.Konserve
halindeki salyangoz ihracatı kolay ve firesizdir.



Boş Salyangoz Kabuğu :

Haşlanmış- dondurulmuş salyangoz eti ihracatında kabuğunun da gönderilmesi
zorunludur. Çeşitli şekillerde hazırlanmış salyangoz etleri, tekrar kabuğuna
koyularak servis yapılır. Her kutuya 60-144 adet kabuk yerleştirilir. Salyangoz;
içerdiği hayvansal protein ve diğer değerli besin maddeleri nedeniyle bugün
ihraç maddelerimiz arasında en fazla aranan ve ısrarla istenen bir üründür.

Özellikle, salyangozun pazarlanabileceği ülkeler arasında; Fransa, Almanya,
İsviçre, İtalya, Belçika, Macaristan, İngiltere, Yugoslavya, Avusturya, İspanya,
Kuzey Afrika ülkeleri ve Japonya başta gelmektedir.



SALYANGOZUN TIPTAKİ YERİ ve GIDA BAKIMINDAN DEĞERİ

Salyangoz salgısı çok miktarda protein ve azotlu bir maya içermektedir.
Salyangoz müzmin bronşite iyi gelmektedir. Ayrıca salgısı kurutularak akciğer
veremine iyi gelen helisin imal edilmektedir. Salyangozun kendisinin kurutularak
toz haline getirilmiş şekline de helisin denir ve bu kızartılacak etlerde
yumuşatıcı olarak kullanılır. Salyangoz; madeni tuzlar, bakır, çinko, kalsiyum,
magnezyum ve fosforlu maddeler bakımından zengin olup, çiğ yenen besin
maddelerinin ve alkolün sindirilmesinde yararlıdır.

Belirli bir bölgeden 2 yıl devamlı salyangoz toplanması halinde, aynı bölgeden 1
sene geçmeden üçüncü sene salyangoz toplattırılmaması gerekmektedir. Salyangoz
ihracatımızın gün geçtikçe artış kaydetmesi üzerine, salyangoz toplattırılması
bir çeşit katliam şeklinde devam etmektedir. Bu durum bizi ileride salyangoz
bulamamak gibi ciddi bir problem karşısında bırakacaktır. Bunun için daha
şimdiden planlı bir şekilde suni salyangoz üretme yoluna gidilmelidir.

http://gizlihazineler.yetkin-forum.com

CANTAR

avatar


Salyangoz çiftçiliği nedir?

Bu basit gözüken soruna kesinikle
cevap verilmesi lazım, çünkü insanların çoğu salyangoz yetiştirciliğini
sadece bir grup salyangozu otlu bir kutuya koyup son baharda hasad
edilmesi zannediyorlar. Bu şekilde de, yatırım yapmadan salyangozların
karlı bir şekilde satılacağı zannedilir. Ancak, gerçek bunun tersidir:
Hakkikaten öyle olsaydı, neden salyangoz yetiştirciliğine giriyoruz ki
eğer salyangozlar bedava doğadan toplanıp satılabilirse?

Salyangoz yetiştirciliği, doğa şartlarına göre, salyangozların daha
çabuk daha verimli ve daha büyük miktarlar ile yetiştirileceği bir
alanın, üretiminin, ve toplanmasının sağlanmasıdır. Bunlar o kadar
verimli olmalı ki, tüm yatırım ve işletme masrafları kısa zamanda geri
kazanılabilmeli ve yetiştircilik doğada toplama işlerinden daha karlı
olabilmelidir.

Ayrıca, ve çok önemli; üretilmiş salyangozların kalitesi, yabani salyangozların kalitesinden çok farklıdır.
O kadar farklı ki, farklı üründen bahsediyoruz!

Ürün kalitesi ve türü, üretimi ve pazarlama stratejileri seminarda ayrıntılı olarak açıklanacaktır.










Salyangoz yetiştirciliği ile kimler ilgilenebilir?

Salyangoz yetiştirciliği için yatırım masrafları,
diğer sektörleri göre düşük gözüktüğü için, salyangoz yetiştirciliği
özellikle küçük çiftçiler için uygun gözüküyor. Kazanacakları onlara
rahatlatıcı bir ek gelir olur. Bu kazanç daha büyük gelirli insanların
daha az ilgilisini çekebilir.


Buna rağmen uyarıyoruz ki, yatırıma gerek yok demedik!
Başarılı bir proje için yatırım gerekmektedir, ayrıca da bilgili ve
bilinçli bir yaklaşım da şarttır!









Hangi tür salyangoz çiftliği size uygundur?

Tabi, salyangoz yetiştirciliği konusuna girerken, ilk
soruların biri, yatırım ve işletme masrafları nedir, ve kar nedir?
Ancak, bu sorular sadece çiftliğin tipi ve ölçüğine göre cevaplanabilir.
Bu iki faktör gene birçok başka parametrelere bağlıdır.


Çiftlik tipi: Genel olarak, beş tür salyangoz çiftliği
vardır. Onlar tamamen açıkhavada organik sistemden, tamamen kapalı
sanayısel sisteme kadar değişiklik gösterir.

Tamamen açık havalı organik
çiftlikler, çok arsa ama az yatırım ve işletme masraflar ister. Ayrıca,
%20 verimliği ile en düşük performansı göstermektedir. Esas çiftliğe
150 000 TL’yi ve senede üretime 50 0000 TL yatarak, 15 dönümlük arsanın
yıllık cirosu yaklaşık 100 000 TL’dir. Aynı kapasiteli ama yarı kapalı
bir sistem için daha az yer gerekmektedir ama yatırım ve üretim
masrafları, kullanılan teknolojilere göre, 3 kata kadar artabilir.
Cirosu da ona göre 3-10 kata kadar yüksektir.

Seminerde, çiftlik tipleri ve özellikleri ayrıntılı olarak açıklanacaktır.


Çiftlik ölçüsü: Profesyonel (hayatınızı sadece bu işle
kazanmak amaçlı) bir çiftlik hedefliyorsunuz, mevcut gelirlerinize ek
para getiren küçük bir çiftlik istiyorsunuz, yada sadece hobi/spor olsun
ve ayrıca biraz cep harçlığı getiren bir çiftlik kurmak istiyorsunuz?
Buna göre ve üretim ve geliştirme planları ile beraber, en uygun çiftlik
tipi ve ilgili teknolojiler tespit edilecektir.

Daha yeni başlayanlara /acemilere küçük çiftlik ile
başlamasını ve kademe kademe belli bir geliştirme planına göre
büyümesini öneriyoruz. Bu şekilde çiftçi işi fazla zarar görmeden doğru
düzgün öğrenip büyütebilir.

Hangi çiftlik tipi ve ölçüsünün en uygun olduğunu, aşağıdaki parametrelere bağlıdır:
İklim: Verimli çiftçiliği yaratan teknolojilerin tespit
edilmesi için, isı, yağmur, nem, aydınlık, güneş yoğunluğu, ve rüzgar
miktarları ve oranları kritik parametrelerdir. Dolayısıyla, ayrıntılı
olarak aylık ilklim bilgileri gerekmektedir.

Bölgenizin ayrıntılı aylık iklim bilgileri, küçük ücret
karşılığında Devlet Meteorolojik Enstitüsü’nden elde edilebilmektedir
(www.meteor.gov.tr)


Seminerde ve çiftliğinizin tasarlarken çiftliğin, iklim
şartlarının ihtiyaçlarına göre düzenlenmesine çok dikkat verilecektir.


Arsa özellikleri: Arsa ebadı, geometrisi, eğimi,
altyapısı (depolama, elektrik, su, giriş, drenaj, vb), toprak
özellikleri (kum/kil/mil oranı, pH, kimyasal maddeler, vb), yakın
civarda bitkilendirme (ağaç vb) ve nesneler (bina vb) varolan tüm
parametreler, çiftlik tipi, geliştirme planı, ölçeği ve gereken
yatırımları etkiler.


Size uygun bir çiftlik tipi önerebilmek için, tüm bu
parametrelerin tespit edilmesi gerekmektedir. Toprak analizi ve günlük
su miktarının tespit edilmesi bunun kapsamına girmektedir.


Üretim planı: Hedeflenen ürün türü ve üretim
kapasitesine göre, çeşitli üretim aşamalarına göre tesislerin ebatları
ve özellikleri değişir. Örnek olarak, belli bir kapasite kapsamında,
maksimum pazarlanacak salyangoz miktarı hedeflenirse, ona göre çoğaltma
ve büyüme alanlarının oranları belirlenecektir. Eğer tükenilecek yumurta
da toplanılırsa, çoğaltma alanı büyüyecek ve büyüme alanı
küçültülecektir. Veya, daha basit, eğer yavurların diğer çiftçilere
satılması hedeflenirse, hiç büyüme alanına ihtiyaç kalmayacaktır.


Üretim teknikleri: Çiftlik tipi ve ölceği, ilklim
parametreler, bütçe, vb parametrelere göre, çeşitli uygun çiftlik
tipleri mevcuttur. Örnek olarak, küçük ölçekli ağaçla doldurulmuş
çiftlikler için, pratik ve sistematik galvanizli halka sistemi
uygulanabilir. Bu sistem, çiftliği kademe kademe büyütmek için çok
uygundur. Diğer tarafta, çiftlik çok büyüyünce, bu sistem pahalı olur.
Eğer geleneksel ve yüksek verimli bir çiftlik düşünülürse, birkaç katlı
bir sistem kullanılabilir. Salyangozların kaçmasına karşı çeşitli
sistemler mevcuttur. Hep farklı etkiyle (kapalı kutular dışında hiç bir
sistem kaçmasına karşı %100 garanti veremez) ve farklı fiyatlar ile.
Aynısı sulama sistemleri için geçerlidir. İklim şartlarına göre belli
bir sera sistemi gerekebilir.


Salyangoz türleri: Bu çok önemli olan parametre,
acemiler tarafından bir türlü tamamen değerlendirilemiyor: hangi tür
salyangoz üretmeyi hedefliyorsunuz? Mehşur doğamızda yaygın bulunan Türk
salyangozumuz olamaz! Bu tür üç senede ancak olgun hale girer, az
yumurta bırakır, ve zorla çiftlik halinde yaşar. Yetiştircilik için
birkaç başka tür düşünülmesi gerekmektedir, ve hangi tür seçilirse
çiftlik şartları ona özel düzenlenmesi gerekmektedir!


Bir sorun daha: ilk anaç salyangozları nereden alıyorsunuz?

Seminerde, çiftliğe uygun salyangoz türleri
değerlendirilecek. Onların da nereden toplanılabilir olduğu
gösterilecektir.

Ürün: Salyangoz, yumurta, yada salgısı? Eğer salyangoz
ise, organik mi geleneksel mi? Canlı mı pişmiş mi? Tadı, müşterinin
isteğine göre mi, ya da raftan? Yavruların satılışı bile bir seçenektir,
veya tüm bu çeşitli ürünlerin kombinasyonu. Hedeflenecek ürünler,
çiftlik tipi, gereken tesisler, ve üretim için uygun olan malzemeler ve
yemleri belirtleyecektir.


Seminerde, ürün türleri ve nasıl pazarlanacakları
değerlendirilecektir. Hedeflenecek ürün, pazarın isteğine göre olması
şarttır!


Seminerde, dünyadaki pazarlar sunulacak, onların özel
istekleri, ve buna göre bu pazara nasıl girilebilir, tartışılacaktır.


Küçük çiftçiler, yeni başlayanlar ve acemilere bu konuda
güzel bir alternatifi sunulmaktadır: MAKU veya La Belle Etoile gibi
üretim merkezleri ile çalışarak, onların sadece yavruları büyütüp olgun
olunca satmasını öneriyor. Bu şekilde, riskli ve yatırım isteyen üretim
aşamalarından kaçıp, ilgi gereken teknoloji de vazgeçerek kolay para
kazanma fırsatı oluyor.


Geliştirme planı: Eğer kaynaklarınız sınırlı ise
(mesela, küçük bütçe veya az anaç), ilk etapta küçük ve zaman içinde
büyüyecek bir çiftliğe başlamayı düşünebilirsiniz. Baştan bu büyüme
planı tasarlanırsa, bu çok verimli bir şekilde yapılabilir. Düzgün
yapılmayınca, tam tersisi de olur: plansız büyüyünce, tüm altyapılar ve
binaların çok değiştirilmesi gerekmektedir, bununla büyük masraflar
gider ve, ayrıca, mevcut üretim engelenebilir.


Gerçekte, Türkiye’de salyangoz yetiştirciliği ile ilgili
zaten çok az deneyim olduğundan, bu sektörün riskli olduğu varsayılır.
Dolayısıyla, küçük ölçekli başlamak sağlam ve güvenli bir adımdır: risk
almadan iş de öğrenilmiş olunur.


Bütçe: Deneyimimize göre, çiftçinin bütçesi üstteki
parametrelere göre, ve çiftçinin projeye olan güveniyle orantılı olarak,
büyüyor veya küçülüyor, tam çiftçinin projeye güvenine kadar. Yine,
insanların bu sektörle ilgili az bilgisi olduğundan küçük bütçeyle
başlaması önerilir.


Proje bütünleşmesi: En geniş kapsamlı çiftlik, üretim
mekanları, kuluçkahane, büyüme, soğutma ve işletme mekanlarına sahiptir.
Ne kadar görevler şirket kapsam içindeyse, iş o kadar karlı oluyor.
Diğer tarafta, yüksek bir bütünleşme oranına da yüksek yatırım ve adam
saat gerekmektedir ve ayrıca riskleri artırır. Çiftçi, bütçeye,
risklere, bilgisine, imkanlarna göre, teknik ve parasal olarak hangi
bütünleşme oranının uygun olduğuna karar verecektir.


Seminerde, alternatif çiftlik stratejileri sunulacaktır.
Alternatiflerin riskleri ve yatırım ihtiyaçları, ve gereken teknik
bilgiler değerlendirilecektir.


Artık, “bir metre kareye kaç salyangoz düşer?” veya “10
dönümlük çiftlik için ne kadara mal olur?” gibi sorulara basit bir cevap
olmadığı anlaşılmış olmalı.


Çiftliğinizin tasarımı

Bir kere tüm bu parametreler tespit edilince, esas
çiftliğin tasarımına başlanabilir: hangi tip, hangi tür salyangoz, hangi
teknolojiler kullanılacak, verimlilik oranları, v.b. netleştirilerek
kesin yatırım ve işletme masrafları ve gelirler tespit edilecektir.
Çeşitli teknolojilerin salyangozun yaşamına, büyümesi ve çoğaltılmasına
çeşitli etkileri vardır ve onlar karşılayarak değerlendirilmesi
gerekmektedir. En son, parasal olarak hangi çözüm en uygun oluyor diye
bir sonuç alınması gerekmektedir. Ona göre esas teknik proje
çizilecektir ve kesin keşifler çıkartılacaktır.

























Çiftliğinizin inşaatı

Çiftliğin inşaatı, ilkbahar başında üretim başlayacak
şekilde planlanmalıdır. İşin doğrusu yaz ortalarında başlayacak olan bir
çiftlik, hiç üretim olmayan bir çiftliği işleteceğimiz için
(salyangozlar bir uyumlanma zamanına ihtiyaç duyarlar), bu yem, enerji
ve emeği çöpe atmak olacaktır.


Çiftliğin işletilmesi

Sık sık karasalyangozu yetiştirciliği, salyangozların
sadece yeşillikli kafese koyulup mevsimin sonunda büyümüş halde
toplanması olarak algılanır. Keşke öyle olsaydı. Ama gerçekten öyle
olsaydı, neden bir salyangoz çiftliğine yatırım yapıyoruz ki? Sonuç
olarak, salyangozlar da masraf yapmadan zaten karlı bir şekilde
toplanamıyor mu?

Gerçekte, salyangoz yetiştirciliği, düzgün
yürütülebilmesi için günlük dikkat ister: bakım ve onarım, gelecek
jenerasyonlar ve yavrular için yeni bölümlerin hazırlanması, zamanlı
hastalıkların ve düşmanların ve karlı bir çiftliğe zarar veren diğer
tehlikelerin mevcudiyetini tespit edip yok edilmesi, vb. Çiftçide;
hastalıkların tespit edilmesi, sistematik çiftliğin işletmesi, düzgün
yem programlarının, üretim programının ve tüm benzer gereken bilgilerin
mevcut olması gerekmektedir.

Seminerde, salyangoz çiftçiliği teknolojileri, ve tüm kritik
parametreler (hastalıklar, düşmanlar, yönetiçilik, vb) ayrıntılı olarak
açıklanacaktır.

Salyangozların işlenmesi, pazarlanması, satışı

Varsayalım ki, salyangozlarınız olgun ve satışa
hazır. Onları kime satmayı düşünüyorsunuz? Yerel pazar küçük:
Türkiye’nin mutfak kültüründe salyangoz yoktur. Ayrıca, meşhur olan
yerel salyangoz fabrikaları maalesef üretilmiş salyangozlara, yabani
salyangozlara ne verirlerse, ayne veriyorlar, üretilmiş salyangozların
daha kaliteli olmasına rağmen, yani bu çiftliğinize zarar verir. Buna
karşın, muhteşem bir dışpazar vardır. Eğer salyangozlarınızı kendi
girişimlerinizle satamazsanız ve bu konuda yardıma ihtiyaç duyarsanız,
size hak ettiğinizi veren, güvenilir dışpazarlamacılar ile işbirliği
yapmanız gerekmektedir.
Seminerde, salyangozlarınız nasıl sorunsuz ve karlı
bir şekilde satılabileceğine birkaç alternatif sunulacaktır.

Eğer illaki kendi salyangozlarınız satmak isterseniz, lütfen aşağıdaki konuları aklınızda tutun:
Tipik olarak, salyangoz sektöründe genel olarak
kaliteye, fiyattan daha çok önlem verilmektedir. Ayrıca, genellersek,
yurt dışındaki karasalyangozu sektörünün, geleneksel bir havası vardır.
Mesela, müşterinin dilinde kendi bildiği ürünleri geleneksel olarak
sunulmasında faydı vardır.

Müşterinin güvenini azanabilmek için, satıçı daima ne taahhüt ederse teslim etmelidir. Dolayısıyla;
1. Potansiyel müşterinizle irtibata geçince, daima
ürünlerinizi hazır tutmanızı; (Ne yazik ki, sık sık satmak isteyenler,
potansiyel müşterilere belli bir ürün taahhüt ediyor ama söz verdikleri
zamanda teslim edemiyor, teknik sorunlar veya anlaşmış oldukları
kaliteden farklı bir teslim dolayısıyla müşteriyi kaybediyorlar.)

2. Yerel şartları bilmenizi ve kusursuz olarak onlara uyunmanızı;
cidiyetli öneriyoruz.

Bu şartlara uymayınca, çiftçinin ömrü boyunca kötü
imajı akılda kalır ve, ayrıca, vatadandaşların imajını bozup,
Türkiye’nin potansiyeline büyük zarar verir.

http://gizlihazineler.yetkin-forum.com

4 salyangoz çiftliği kurma konusunda Bir C.tesi Tem. 31, 2010 8:24 pm

CANTAR

avatar


salyangoz çiftli?i kurma konusunda belki de Ülkemizde en fazla ara?t?rma
yapm??, proje üretmi?, projesini hayata geçirme noktas?na gelmi?
birisiyim.
Salyangoz üretimi öyle tek ba??n?za bir kaç dönüm bir yerde
ba?layaca??n?z bir i? de?il.
Bir kere önce ürününüzü iyi
de?erlendirebilmek için sizin kadar araziye sahip en az yirmi yirmi
be? ki?i birlikte ba?laman?z gerekir.
E?er köylü de?ilseniz, köyde
ya?am?yorsan?z bekçi tutacaks?n?z, bak?m?n? takip edeceksiniz.
??i
bilmedi?iniz için verimli üretim yapamayacaks?n?z.
BU DA KÖTÜ ÖRNEK
OLACAK! s?ZDEN SONRA BU ???N DENENMES?NE ENGEL OLACAK.
ben iki kez
deneme üretimi yapt?m,
1-> e 69 verim ald?m, ama çok özel ilgilendim.

??e ba?larken 1-< e 20 verim alma hedefiyle proje yapman?z gerekir.
Toprak yap?s?ndan,
iklimlendirmeye kadar pek çok ayr?nt?s? var.
Be? dönüm salyangozu
beslemek için en az 20 dönüm daha sulak araziye ihtiyac?n?z var..

Salyangoz üretiminin hem teorisini bilen hem de bu konuda tesis yönetmi? olan Su Ürünleri Yüksek Mühendisi Zühtü Mete Dinler (zmetedinler@gmail.com) bu konuyu en iyi bilenlerdendir.
Size en do?ru bilgiyi Onun verebilece?ini dü?ünüyorum.


“Müslüman

mahallesinde salyangoz sat?lmaz” deyimi çok eskilerde kalm??t?r. 30 y?l
önce Karadeniz bölgesinde kara salyangozu toplan?r ve sat?l?rd?.

Samsun’lu i?adam? Mente?o?lu’nun salyangoz ihracat?ndan zengin oldu?u
hep söylenirdi. Karadeniz bölgesinde salyangoz al?p-satan esnaflar
vard?. Hatta baz? ilçelerimizde salyangoz i?leme tesisleri bile
kurulmu?tu.

Son
y?llarda ise salyangoz ticareti yap?lmaz oldu.

Çünkü, salyangozlar
s?n?r tan?madan toplanm??, art?k do?ada salyangoz kalmam??t?r. Hatta
neslinin tükenece?i bile söylenmi?ti.

Toplanabilecek olanlar da bir
tesisin çal??mas? için yeterli olmamaktad?r.

Oysa
?ç Anadolu’nun çe?itli bölgeleri, Konya ve Adana bölgesinde salyangoz
i?leme tesisleri halen var. Salyangozlar do?adan toplatt?r?l?yor.
Tamamen ihracata çal???yorlar.

Dünya pazar?n?n yüzde 40’? Türkiye’nin
elinde. Ba?ta Fransa, ?talya, Almanya, ?ngiltere olmak üzere AB
ülkeleri, Güney Amerika ülkeleri, ABD, Japonya, Lübnan, ?sviçre, Çin
gibi ülkelere ihracat yap?yoruz.

Y?lda bir milyon ton gibi bir miktar.
?yi bir döviz getirisi sa?l?yor. Bu ülkelerde en lüks restoranlarda, en
pahal? yiyecekler aras?nda say?l?yor.

Salyangozlar,
canl?, ha?lanm??, dondurulmu?, konserve olarak veya bo? salyangoz
kabu?u olarak ihraç ediliyor. Salyangoz pazar?nda Bulgaristan, Romanya,
Macaristan, Arnavutluk, Litvanya, Letonya, Estonya gibi ülkeler
Türkiye’ye rakip olan üreticilerdir. Özellikle Romanya’da salyangoz
mamulleri üretimi geli?mi? durumda. Salyangozun sosis, salam, sucuk gibi
ürünlerinin yan? s?ra, ac?l?, baharatl? gibi de?i?ik zevklere göre
üretimi de yap?l?yor. Salyangoz k?ymas? ve unu da di?er ürünler aras?nda
say?labilir.

Salyangoz
etinin lezzetinin yan? s?ra t?bbi olarak insan sa?l???na yararlar? da
oldu?una inan?l?yor. Sadece d?? ülkelerde de?il Türkiye’de de menülere
girmi? durumda.

Datça’da y?lda birkaç kez salyangoz yeme?i yeniliyor. Bu
ilçede salyangoz yemenin basur hastal???na iyi geldi?ine inan?l?yor.


Baz? restoranlar?n menülerinde salyangoz sote var. Özellikle Yunan’l?
turistler taraf?ndan be?eniliyormu?.

Sadece
yemek olarak de?il, son y?llarda krem üretiminde de kullan?l?yor.
Yap?lan bir ara?t?rmaya göre, dünyada 8 milyon ki?i salyangoz kremi
kullanmaktad?r. Bu kremler ABD ve Avrupa’da 10 y?ld?r kullan?l?yor,
Türkiye’de ise bu y?l kullan?lmaya ba?land?.

Karadeniz
bölgesinin iklim, toprak ve bitki örtüsü itibar?yla salyangoz üretimi
için son derece uygun oldu?u söyleniyor. Daha önce do?ada mevcut
salyangozlar toplanmakta idi. Oysa, üretim çiftlikleri kurulabilir.
Hatta, sera gibi üretim çiftliklerinin de kurulabilece?i uzmanlar
taraf?ndan ifade ediliyor. Bir zamanlar bal?k üretme çiftlikleri de
yoktu. Ancak ?imdi çok yerde bal?klar havuzlarda üretiliyor. Neden
salyangoz gibi önemli miktarda talebi olan bir ürün çiftliklerde
üretilmesin. Üretti?imizi kendimiz yememiz gerekmiyor. K?saca, salyangoz
i?letmecili?i için Karadeniz bölgesi iyi bir kurulu? yeridir.

Karadeniz
köylerinde her ailenin salyangoz üretimine ay?raca?? bir dönüm arazisi
vard?r.

Bir dönüm araziye 100 bin salyangoz b?rak?labiliyor. Her
salyangoz 90 ile 110 aras?nda yumurta b?rakabiliyor. Çift cinsiyetli
olduklar?ndan hepsi yumurtluyor. Dudak duda?a gelerek çiftle?iyorlarm??.
Y?lda bir kere çiftle?tiklerinde sürekli yumurta b?rakabiliyorlarm??.
Ortalama 25 gram
a??rl?klar? oluyormu?. Bir aile y?lda 100 bin salyangoz satsa, 2,5 ton
yap?yor. Bu rakam?n iki üç kat? üretilebilir.

Önemli bir gelir
kayna??d?r. Üstelik iç piyasada tüketilmedi?inden, bölgeye do?rudan
döviz girdisi sa?lar.

Tek
yap?lmas? gereken, salyangoz üretilecek alanlar?n ince tel örgü ile
çevrilmesi, yumu?ak toprak konulmas?, biraz çal?l?k olmas? ve yaz k??
çim ekilmesidir.

Sera kurularak da üretilebiliyor. Verimi art?rmak için
bu alan?n üzeri kapat?labiliyor. ??çilik sadece toplamak için gerekiyor.

Yemek istemiyor, su istemiyor. Hava s?cakl??? -5 dereceye dü?tü?ünde,
topra?a giremezse ölüyor. Çok kurak havalarda susuzluktan ölebiliyor.
Ancak gerekli önlemleri alarak üretimlerini sürdürmek mümkündür. De?i?ik
türlerini de bölgede üretmek mümkünmü?.

Üretilen salyangozlar, k?sa
dönemde Türkiye’deki di?er i?leme tesislerine gönderilebilir. Ama daha
mant?kl?s?, Karadeniz bölgesinde AB standartlar?nda modern bir salyangoz
i?leme tesisinin kurulmas?d?r. Bu tesislerde 50 ile 150 ki?i istihdam
edilebilmektedir.

Tesislerde dondurma, pi?irme, konserve, bo? kabuk,
baharatl?, dolma gibi ürün çe?itlendirmesine gidilebilir. Hatta
Karadenizlinin yarat?c? zekas?yla belki dondurulmu? köftesi, kayganas?,
haz?r çorbas? da yap?labilir. Kaliteli üretim yap?larak marka da
yarat?labilir. Hatta markas? yöresel ad?yla “KOHLE” veya “KOHL?S”
olabilir. Türkiye’nin salyangoz üretiminde olumlu bir kalite imaj? zaten
var.

Bu
konuda projeler yap?labilir ve te?vik al?nabilir. AB fonlar?ndan
yararlan?labilir. Mikro kredi uygulamas? yap?labilir. Organize Sanayi
Bölgelerinde i?leme tesisleri kurulabilir. Tar?m il ve ilçe
te?kilatlar?n?n uzmanlar? bu konuda yeterli bilgiyi ve e?itimi
sa?layabilir.

?hracatç? birlikleri d?? pazar bulmada yard?mc? olabilir.

Karadeniz bölgesinde zeki giri?imcilerden bir k?sm? da bu i?i yapabilir.
Zahmeti yok, getirisi çok.

Ayn?
tesislerde deniz salyangozu, kurba?a baca??, ahtapot, bal?k gibi
ürünler de i?lenebilir.

Bunlara gelecek yaz?larda de?inece?im.

http://gizlihazineler.yetkin-forum.com

5 salyangoz Bir Paz Ağus. 01, 2010 6:36 pm

CANTAR

avatar


[size=12]ciftlik uretimi yapilan cesidine escargot deniliyor,
Türkcesi farkli olabilir..
İngiltere de yani birlesik krallikta ureticiden 12 tanesi 4.5
sterline,restaurantlarda 12 tanesi 20-24 sterline satiliyor.. iyi para
kazandirdigi kesin,
bir kaç püf nokta disinda herhangi bir zorlugu
yok.
gayet kolay uretimi var..
arkadaşlar bu tesisi kurdukdan sonra bu dökümanı okudukdan sonra anladığım
kadarıyla en az 2 yıl bişey beklememleri lazım
satış 2 yaşından sonra
başlıyor üretim sayısıda ciddi bir girişim olacaksa en az 5 bin
hatta 10 bin civarında olmalıki fiyat kırıp piyasada tutunulmalı ayrıca
taşımacılık ve paketleme gibi maliyetleride göz önünde tutulmalı
işçiliğin ucuz olduğu ege ve karadenizde kurulmalı ayrıca başarılı
olmak için girişimci patron işin başında daima durmalı


http://gizlihazineler.yetkin-forum.com

6 KARLI BİR İŞ Bir Paz Ağus. 01, 2010 7:26 pm

CANTAR

avatar





Karadeniz
Teknik Üniversitesi (KTÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü
Öğretim Üyesi Doç. Dr. Bilal Kutrup, AA muhabirine yaptığı açıklamada,
Türkiye'de kurbağa ve salyangoz üretiminin avcılığa dayandığını ifade
ederek, ''Kurbağa avcıları topladıkları kurbağaları firmalara satıyor.
Firmalar kurbağaları temizliyor. Temizlenen kurbağalar, dondurulmuş
olarak veya konserve şeklinde ihraç ediliyor'' dedi.

Kurbağa ve
salyangoz üretimi için ilk olarak ihracat bağlantılarının yapılması
gerektiğini belirten Kutrup, ''Türkiye'nin birçok yerinden çok sayıda
telefon ve mail alıyorum. Kurbağa ve salyangoz üretimi için çiftlik
kurmak amacıyla bilgi istiyorlar. Arayanlara, Türkiye'de iç pazar
olmadığı için yurt dışı bağlantılarının yapılmasının çok önemli olduğunu
söylüyor ve teknik bilgiler veriyoruz. Böyle bir tesis kurmak
isteyenler önce dış pazar sorununu çözüp bu işe girmeli'' diye konuştu.

Salyangoz
ve kurbağaya yönelik işin çok karlı olduğunu vurgulayan Kutrup, ''Ancak
Türkiye'de kontrolsüz bir şekilde yapılan salyangoz ve kurbağa
avcılığı, bu hayvanların neslinin tükenmesine neden oluyor. Önümüzdeki
senelerde avlanacak kurbağa ve salyangoz bulunamayabilir. Bunun için de
tesisleşerek üretime geçilmeli'' dedi.

Türkiye'de salyangoz ve
kurbağanın halktan toplandığını anımsatan Kutrup, ''Kurbağa ve
salyangoza yönelik doğru dürüst bir entegre tesis ülkemizde bulunmuyor.
Böyle bir tesis çok karlı bir yatırım olabilir. Özellikle Doğu
Karadeniz'de böyle bir tesis için alt yapı fazlasıyla yeterli'' diye
konuştu. Kutrup, dünyada kurbağanın suni şekillerde üretiminde önemli
gelişmeler olduğunu, bir kurbağa çiftliği kurarak üretim yapmanın mümkün
olduğunu dile getirerek, şunları söyledi: ''Ülkemizde kurbağa çiftliği
kurma konusunda çalışmalar yapılmakta. 5-6 dönüm araziye ihtiyaç
bulunuyor. Arazinin içerisine de 5 ayrı tür havuz yapılması gerekiyor.
Kurbağaların ideal satış ağırlığı 150-220 gram arasında. Bu ağırlığa 10
ay gibi kısa bir sürede ulaşılıyor. Avcılıkla kurbağaların aşırı
toplanması, doğanın dengesini bozabilir. Ancak çiftliklerde üretilmesi
doğaya zarar vermez ve dengesini bozmaz. Düzenli bir üretim ve ihracat
sağlar.''

-EKONOMİK GETİRİLERİ-

KTÜ İktisadi ve İdari
Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kenan Çelik ise kurbağa ve
salyangoz üretiminin bölgeye önemli bir döviz girdisi sağlayacağını
söyledi. Kurbağa ve salyangozun iç piyasada tüketilmediği için üretimin
tamamının ihraç edildiğini ve önemli bir döviz girdisi oluşabileceğini
ifade eden Çelik, ''Bu konuda krediler alınabilir. AB fonları ve TR 90
kapsamında projeler yapılabilir. Kurulacak tesislerde aynı zamanda, kara
ve deniz salyangozu ile balıklar da işlenebilir'' dedi. ''Müslüman
mahallesinde salyangoz satılmaz'' deyiminin çok eskilerde kaldığını
savunan Çelik, şöyle devam etti: ''30 yıl önce Karadeniz Bölgesi'nde
kara salyangozu toplanır ve satılırdı. Bölgede salyangoz alıp-satan
esnaf vardı. Hatta bazı ilçelerimizde salyangoz işleme tesisleri bile
kurulmuştu. Son yıllarda ise salyangoz ticareti yapılmaz oldu. Çünkü
salyangozlar sınır tanımadan toplanmış, artık doğada salyangoz
kalmamıştır. Hatta neslinin tükeneceği bile söylenmişti. Toplanabilecek
olanlar da bir tesisin çalışması için yeterli olmamaktadır. Oysa İç
Anadolu'nun çeşitli bölgeleri, Konya ve Adana'da salyangoz işleme
tesisleri halen var. Salyangozlar doğadan toplattırılıyor. Tamamen
ihracata çalışıyorlar. Dünya pazarının yüzde 40'ı Türkiye'nin elinde.
Başta Fransa, İtalya, Almanya, İngiltere olmak üzere AB ülkeleri, Güney
Amerika ülkeleri, ABD, Japonya, Lübnan, İsviçre, Çin gibi ülkelere
ihracat yapıyoruz. İyi bir döviz getirisi sağlıyor. Bu ülkelerde en lüks
restoranlarda, en pahalı yiyecekler arasında sayılıyor.''

-FARKLI ŞEKİLLERDE TÜKETİCİYE SUNULUYORLAR-

Salyangozların
canlı, haşlanmış, dondurulmuş, konserve olarak veya boş salyangoz
kabuğu şeklinde ihraç edildiğini, salyangoz pazarında Bulgaristan,
Romanya, Macaristan, Arnavutluk, Litvanya, Letonya, Estonya gibi
ülkelerin Türkiye'ye rakip olan üreticiler olduğunu vurgulayan Çelik,
''Özellikle Romanya'da salyangoz mamulleri üretimi gelişmiş durumda.
Salyangozun sosis, salam, sucuk gibi ürünlerinin yanı sıra acılı,
baharatlı gibi değişik zevklere göre üretimi de yapılıyor. Salyangoz
kıyması ve unu da diğer ürünler arasında sayılabilir'' dedi. Karadeniz
köylerinde her ailenin salyangoz üretimine ayıracağı bir dönüm arazisi
olduğunu ifade eden Çelik, şunları kaydetti: ''Bir dönüm araziye 100 bin
salyangoz bırakılabiliyor. Her salyangoz 90 ile 110 arasında
yumurtlayabiliyor. Yılda bir kere çiftleştiklerinde sürekli yumurta
bırakabiliyorlar. Ortalama 25 gram ağırlıkları oluyor. Bir aile yılda
100 bin salyangoz satsa, bu 2,5 ton yapıyor. Bu rakamın iki üç katı
üretilebilir. Önemli bir gelir kaynağıdır. Üstelik iç piyasada
tüketilmediğinden, bölgeye doğrudan döviz girdisi sağlar. Tek yapılması
gereken, salyangoz üretilecek alanların ince tel örgü ile çevrilmesi,
yumuşak toprak konulması, biraz çalılık olması ve yaz kış çim
ekilmesidir. Sera kurularak da üretilebilir. İşçilik sadece toplamak
için gerekiyor.''













Erzincan da
toplanan salyangozlar, yurtdışına ihracat ediliyor. AB ülkelerinin
soflarında Büyük bir beğeniyle tüketilen salyangoz, Erzincanlı
çiftçilerde adeta alternatif ürün durumuna geldi.

Erzincan’da pancar ve fasulye ekiminin her geçen yıl azalması ve
çiftçinin kazanç kapılarının kısıtlanması sonucu, çiftçinin imdadına
salyangoz yetişti. Erzincan Çağlayan yolu üzerinde salyangoz ticareti
yapan Mustafa Beyaz, bölgedeki köylüleri teşvik ederek vatandaşlardan
salyangoz toplamalarını istediklerini söyledi. Bölge çiftçisine bu
sayede girdi sağladıklarını söyleyen Beyaz, vatandaşın topladıkları
salyangozların kilogramını 1 YTL nin üzerinden satın aldıklarını
belirtti. 10 yıldır salyangoz ticareti yaptıklarını söyleyen Beyaz,
topladıkları salyangozları Avrupa ülkelerine ihraç ettiklerini söyledi.

AVRUPA SOFRALARINA

Salyangozun hazır yiyecek haline dönüştürülüp ihracatının yapıldığını
öğrenen üreticiler, tarlalarındaki salyangozları ekonomik değere
dönüştürmeye çalışıyorlar. Çiftçiler, salyangozları toplayarak Mustafa
Beyaz’a getiriyor. Başta Fransa olmak üzere AB ülkeleri ve ABD'ye
ihracat yapan Beyaz yılda ortalama 50 ton salyangoz topladıklarını
söyledi. Yurtdışı piyasada aranan, ancak iç piyasada yeterince
değerlendirilmeyen, salyangozun yurtdışı pazar payının her geçen gün
arttığını, piyasadaki etkinliğinin yüzde 40'ın üzerine ulaştığını
vurguladı. Beyaz; '' Türkiye’den gönderdiğimiz salyangozlar Avrupalı
müşterilerin isteğine göre özel soslarla salyangoz yemekleri yapılıyor.
Salyangoz ihracatımızın yüzde 80'lik bölümünü Fransa pazarı oluşturuyor.
Geriye kalanı da diğer AB ülkeleri ve ABD'ye gönderiliyor'' dedi.









[size=12]Müslüman mahallesinde salyangoz üretimi

Her ne kadar tadını pek bilmesek de
ülkemiz sınırları içindeki birkaç fabrika, dünya salyangoz üretiminde
büyük pay sahibi. Tüm dünyaya yılda ortalama 6 bin ton ihraç edilen bu
sevimli yumuşakçanın adına şiirler bile yazılmış.


'Müslüman mahallesinde salyangoz satmak' hâlâ pek de akıl
kârı olmasa da 'üretmek' için aynı şey geçerli değil. Beslenme
alışkanlıklarımız arasında kendine bir türlü yer bulamayan salyangozun
namı pis, lezzetsiz ve hatta günah olarak bir kere yayılmış... Yine de
tüm bunlar salyangoz üretiminde dünya pazarında önemli bir yere sahip
olmamız için engel değil. Öyle ki Türkiye'deki belli başlı dört beş
fabrika, Avrupa başta olmak üzere dünyanın dört bir yanına yılda
ortalama 6 bin ton salyangoz gönderiyor. Resmi veriler olmasa da
üreticiler dünya salyangoz pazarının yüzde 35-40'ının Türkiye'ye ait
olduğunu anlatıyorlar.

KÂRLI BİR İŞ
Salyangozun Türkiye'deki serüveninin hız kazanması
bundan 20 yıl öncesine denk geliyor. 80'li yılların sonuna doğru
salyangoz ihraç etmenin kârlı bir iş olduğu keşfeden bazı işadamları, bu
alanda olan çalışmalarını hızlandırdı. Samsunspor'un eski başkanı Hasbi
Menteşoğlu da bu dönemde salyangoz işine girerek, deyim yerindeyse
köşeyi dönüp 'salyangoz kralı' olarak anılmıştı. Adana'daki salyangoz
ihracatçısı firma olan Pakyürek AŞ'nin Yönetim Kurulu Başkanı Behiç
Pakyürek, salyangoz üretiminin çok zahmetli bir iş olduğunu anlatıyor:
"Fabrikada 250 kişilik bir ekip çalışıyor. Adana kebap diyarı olarak
algılansa da salyangoz bakımından da çok zengin. Niğde, Konya Ovası,
Toros Dağları, Antalya, Hatay'dan salyangoz geliyor." Dünyanın dört bir
yanına gönderilen bu salyangozların hepsi doğal şartlarda; yani
dağlarda, tarlalarda yetişiyor. Yağmur yağdığında toprak altından
çıktıkları için avlanması daha kolay oluyor. Çoğunlukla köylü çocukların
topladığı salyangozlar toptancılara, oradan da fabrikalara geliyor. İlk
etapta bu sevimli canlılar özel soğuk odalarda bekletiliyor. Bu işlem
içlerindeki taş ve toprağın arındırılması için yapılıyor. Sonra buharla
pişiriliyor ve böylece de hayata gözlerini yumuyor. Pişen salyangozlar
yürüyen bantlarla işçilerin önüne geliyor ve özel çatalıyla kabuğu
çıkartılıyor. Etleri dondurulduktan sonra kabuklar da temizlenerek
kurutuluyor. Bir diğer aşamada etler çözülerek soslarla tekrar
pişiriliyor. Ve etler kabukların içine yerleştiriliyor. Tabak vazifesi
gören bu kabuğun üzerine de özel tereyağı ve sosu dökülüyor. Sonra eksi
40 derecede şok edilip, eksi 20 derecede muhafaza ediliyor. Tüm
fabrikalarda salyangozlar buna benzer bir işlemden geçiyor. Artık
salyangozlar yurtdışına gönderilmeye hazır oluyor... Salyangozsevenlerin
tek yapması gereken ise sadece ısıtıp tereyağının erimesini sağlamak.

http://gizlihazineler.yetkin-forum.com

CANTAR

avatar












Salyangoz
küçük haşere gurubunun bir üyesidir. İnsana zarar veren
bu haşere türünün farklı bir yapısı vardır. Salyangoz
vücut olarak bir kabuk içindedir. Salyangozların
kabukları bu böceğin sırtında olup yukarıya doğru
kıvrımlar oluşturur. Salyangozu tehlikelerden, sıcak ve
soğuktan korur. Salyangoz hareket etmediği zaman ve
beslenmediği zaman tamamen kabuk içine çekilerek
dinlenir. Salyangozların vücudu ile kabuğu arasında
sıvımsı bir madde vardır. Salyangoz bu sıvıyı
salgıladıktan sonra bu sıvı üzerinden hareket eder.
Salyangoz hareketi için kullandığı bu sıvı kuruduğu
zaman parlak bir görünüm alır. Salyangoz sürekli sıvı
tükettiği için suya ihtiyaç duyar. Salyangoz kabuğu
içindeki bu sıvı aynı zamanda salyangozun vücut ısısını
dengelemesini sağlar.
Salyangoz bu bakımdan yaşam
alanı olarak nemli ve sulu ortamları tercih eder. Evlere
kadar gelen bazı salyangozlar dışardan ev içlerine
mikrop taşıdı içinde çok zararlıdırlar. Beslenmelerinde
genellikle otçul oldukları gibi etçil olanları da
vardır.
Salyangoz beslenmesinde yeşil ve canlı bitkileri
tüketir. Özelikle bağ ve bahçelerde yetiştirdiğimiz her
türlü meyve ve sebzeleri tüketir. Salyangoz şu sebze ve
meyvelerden tüketir: ıspanak, marul, havuç, domates,
biber, salatalık, üzüm, maydanoz ve yapraklı tüm sebze
ve meyvelerin yapraklarını yiyerek bunlara zarar verir.
Evlerde bulunan salyangozlar ise evdeki saksı
çiçeklerini yiyerek beslendiği için çiçeklerimize zarar
verirler. Bazı salyangozlar börtü böcek dediğimiz ufak
böcekler ile beslenirler. Salyangoz daha çok yağışın bol
olduğu mevsimde ortaya çıkar. Salyangoz nemli ortamlar
ve sulak bölgelerde daha çok bulunur. Salyangoz
besinlerini ve yönlerini başucundaki antenleri sayesinde
bulur. Salyangozun başının üzerinde 2 adet büyük ve 2
adet küçük olmak üzere toplam dört adet anten çubuğu
bulunur. Salyangoz bizim bağ ve bahçemize zarar verdiği
için bizler için çok zararlıdır. Bu bakımından
salyangozlar ile mutlaka mücadele etmek gerekir.
Salyangoz
Salyangoz
Kahverengi Salyangoz



Salyangozda
diğer haşerelerde olmayan bir özelik var.

Salyangoz
üremek için farklı eşeye ihtiyaç duymaz çünkü salyangoz
üzerinde hem erkek hem de dişi üreme organları
mevcuttur. Salyangoz üremede kendi kendini dölleyen bir
böcektir. Her döllenme sonrası yaklaşık olarak 200 yakın
olarak yumurta bırakır. Salyangoz bazı yöre insanları
tarafından besin maddesi olarak kullanılır.

Hatta çoğu
yerlerde salyangoz üretimi için salyangoz çiftlikleri
kurulmuştur.



Salyangoz
ile mücadele bitkilerimiz için çok önemlidir. Çünkü
bitkilerin yapraklarını kemirip onları verimsiz yapar.
Salyangoz çok ürediği için mutlaka kısa zamanda müdahale
edilmeli. Salyangozla müdahalede mutlaka ilaçlama
firması ile çalışın. Çünkü korsan firmalar ve işi
bilmeyen kişiler tarafından yapılan ilaçlamada hem
bitkileriniz hem de sizler zarar görebilirsiniz.

SALYANGOZLAR İLE İLGİLİ SORULAR VE YANITLARI

1 - SALYANGOZLAR NE ZAMAN ORTAYA ÇIKAR?
Salyangoz genellikle yağışlı havalarda ortaya çıkar.
Salyangoz nemli ortamlarda ve sulu ortamlarda daha çok
görülür.
2 - SALYANGOZLAR NE İLE BESLENİRLER?
Salyangoz besinlerinde hem bitkileri tüketir hem de
börtü böcek gibi haşereleri yer. Bitki olarak sebze,
meyve ve otların yeşil aksanlarını kemirerek yer.
3 - SALYANGOZLAR EVLERDE NELERİ YER?
Salyangozlar evlerde genellikle saksı çiçeklerinin
yapraklarını yiyerek zarar verirler.

4 - SALYANGOZLAR İNSANLARDA HASTALIK YAPAR MI?
Salyangoz insana direk hastalık bulaştırmaz fakat dış
ortamdan gelen salyangoz üzerindeki mikropları ev içine
kadar getirir.
Gelen bu mikroplar ile insanlar hastalık
kapabilir.

5 - SALYANGOZLAR BESİN OLARAK KULLANILIR MI?
Bazı toplumlarda besin maddesi olarak kullanılan
salyangozlar bizim toplumumuzda asla besin maddesi
olarak kullanılmaz.


http://gizlihazineler.yetkin-forum.com

Sayfa başına dön  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz